Aile

Ertesi Gün Hapları | Aile Planlaması ve Korunma Yöntemleri Hakkında Doğrular ve Yanlışlar

Ertesi Gün Hapları | Aile Planlaması ve Korunma Yöntemleri | Bir çocuk sahibi olmak hem kadın hem erkek için büyük sorumluluklar taşır ve çocuk sahibi olmadan önce iyice düşünmek gerekir. Çünkü planlanmadan olan bir çocuk hem maddi hem manevi anlamda zorluklar getirecektir. Biz de doktorlar olarak, kadını gebelikten önce görmek istiyoruz.

Hem varsa eksikliklerini demir, folik asit bunları tamamlamak ve bebekte gelişimsel bir bozukluğu önlemek hem de kadının varsa hastalıklarına tanı koymak veya iyileştirmek için çünkü varsa kadın hastalıkları gebelik döneminde daha da ağırlaşabiliyor.

Bu yüzden sürecin planlı olması çok önemli.

Bu yazımızda kabaca korunma yöntemlerinden bahsedeceğim. Sizin için uygun olan yöntemi lütfen doktorunuzla birlikte karar verin.

Korunma yöntemlerine en başta geleneksel olandan başlayalım; halk arasında geri çekme adıyla bilinen bu yöntem aslında bir korunma yöntemi değil, sadece öyle bilindiği için geleneksel adı altında bu da yazılıyor. Türkiye’de ve dünyada çok sık kullanılan bir yöntem. fakat Latince adıyla ” koitus interruptus” olan bu yöntemin koruyuculuğu diğer yöntemlerin içerisinde çok çok düşük.

Ertesi Gün Hapları | Aile Planlaması ve Korunma Yöntemleri

Genellikle bireyler bunu takvim yöntemi ile birlikte kullanıyorlar fakat ben bir doktor olarak sadece bu yöntemlerin kullanılmasını önermiyorum.

Doğal yöntemlerden olan; ”Takvim” yöntemini biraz anlatacak olursam, kadının menstrual siklus’u genellikle 28 gündür.

Bu 28 günün 14. Gününde yumurtlama olur ve yumurtlamanın 2 gün öncesi bir gün sonrası fertil dönemdir. Yani bu aşamalarda yumurtayla sperm buluşursa gebe kalma ihtimali vardır. Bunu gebe kalmak isteyen bireyler de bu şekilde kullanabilir.

Peki bu yumurtlama gününü nasıl hesaplayacağız?

Herkeste ideal bir şekilde 28 gün olmayabilir. Bunu kadınlar, adet günlerini gözlemleyerek not alarak adet döngülerini ne kadar gün olduğunu bulmaları gerekir. Ardından mesela; ayın birinde adetlerinin ilk günüyse ve 30 gün sürüyorsa gelecek adet tarihinin ilk gününden 14 gün önceye sayılmalı ve o 14 gün önce yumurtlama günü olarak kabul edilmelidir. Bugünden 14 gün sonraya kadar saymak doğru değil.

Gelecek adet tarihinden 14 gün öncesine saymak doğru olacaktır. Çünkü bir adet dönemi, 28 gün olan bir kadın için değişmeyecektir. Fakat 30, 32 hatta belki de 40 gün olan kadınlar için gelecek adet tarihinden 14 gün öncesi doğru tarih olacaktır.

Doğal yöntemlerden bir diğeri ise ”vücut ısısı ölçümü” yumurtlama olduktan birkaç gün sonra vücut ısısı normalin yaklaşık bir derece üstüne çıkar. Eğer her gün düzenli olarak vücut ısınızı ölçüp bunu bir takvime işlerseniz yumurtlama döneminizi anlamış olursunuz.

Fakat pratik bir yöntem olmadığından pek fazla tercih edilmiyor.

Bir diğer doğal korunma yöntemi de: ”Emzirme” Bu, halk arasında süt korur, sütün koruyuculuğu vardır olarak bilinir. Evet, biraz doğru. Fakat riskli bir durum. Eğer bebek doğduktan sonra onu emziriyorsanız üretilen prolaktin hormonunuz, sizin 3 ay boyunca gebe kalmanıza engelleyecektir.

Bebek doğduktan sonra onu emzirmiyorsanız oluşan hormonlarınız sizi 3 hafta kadar koruyacaktır.

Bu yüzden ”süt korur” düşüncesiyle herhangi bir önlem almaksızın ilişki olduğunda ve bu nedenle kadın gebe kaldığında görmediği adet döneminin aslında normal bir dönem olduğunu zannedip aylar sonra aslında gebe olduğunu fark edebiliyor.

Korunma yöntemlerinden modern olanlara geçecek olursak bunlar ikiye ayrılıyor:

”Kalıcı ve geçici olanlar”

Kalıcı olan korunma yöntemlerinin uygulanması ameliyatla oluyor ve bu işlemler diğerlerine oranla çok daha ciddi işlemler ve geri dönüşleri bir hayli zor. Bu yüzden bu yöntemlerden kadında veya erkekte tüplerin bağlatılması uygulanacağı zaman hastanın yanında eşlerden de imza alınıyor.

Fakat şöyle bir bilgi paylaşmak istiyorum sizlerle:

30 yaş öncesi bireylerde önerilmiyor, hatta 30 yaşından sonra da belki çift ayrılabilir vebaşka bir biriyle çocuk sahibi olmak isteyebilir diye de yine çok önerilen yöntemler değil. Ama şöyle bir durum var ki kadın tüplerini bağlatsa bile uzun uğraşlarla tüp bebek yöntemiyle de gebe kalabiliyor. Bunu da belirtmek isterim.

Geçici modern korunma yöntemlerinden birisi  prezervatif.

Şimdi biraz da onlardan bahsedelim;  kullanımı en sık kullanılan korunma yöntemlerinden birisi.

Bunun kullanımı sırasında da bazı şeylere dikkat etmek gerekiyor. Mesela son kullanma tarihinin geçmemiş olması, yırttık olmaması ve mümkünse birleşmeden önce takılması gerekiyor.

Prezervatifin tüm listedeki diğer koruyucu yöntemlere oranla bir avantajı daha var: O da çoğu cinsel yolla bulaşan hastalıklardan da koruyor olması.

Bu da oldukça önemli. Prezervatif ile birlikte hormonal olmayan bir diğer yöntemde; ”ria”. Hormonal olmayan yöntemlerden ria, yani açık ismiyle; rahim içi araç 5 veya 10 yıl boyunca kullanılabilir.

Yıllık kontroller yapılması şartıyla.

Riaların iki tipi var: Rahmin içine kare şekilde ince bir plastik yerleştiriliyor, bu plastiğin iki tipi var:

Bunlar hormonlu ve hormonsuz olanlar, genellikle ülkemizde hormonsuz olan tipi kullanılıyor. Bu hormonsuz tipinin çevresine ince bir bakır teli yerleştirilmiş oluyor.

Bu bakır teli spermlere karşı toksik yani öldürücü etki sağlıyor.

Fakat bu bakırlı rialar kadınların adet kanamasının hem süresini uzatıyor hem de kanamanın miktarını arttırıyor, böyle bir yan etkileri var.

Hormonlu rialar ise; genellikle kadınları tarafından tercih ediliyor ve Avrupa’da biraz daha sık. Bu hormonlu rialar genellikle sadece progesteron içeriyor ve kanamaları oldukça azaltıyor. Hatta bazıları hiç kanama oluşturmuyor.

Bu da hem iş kadınları hem de kansızlık sorunu yaşayan kadınlar için çözüm olabiliyor.

Fakat şöyle bir sorunu var; gebe kalsanız da gebe kalmasanızda adet görmüyorsunuz. Bu yüzden belirtilere dikkat etmek ve kendinizi takip etmek önemli.

Son bölüm olarak geçiçi hormonal olan doğum kontrol yöntemleri ise yani oral kontraseptif haplar dediğimiz doğum kontrol hapları. Doğum kontrol hapları biz doktorlar için oldukça önemli haplardır. Çünkü gebeliği engellemenin yanı sıra birçok hastalığın tedavisinde de biz doğum kontrol haplarını kullanıyoruz.

Fakat bu hapların kullanımını sınırlandıran bazı faktörler var; mesela sizde veya ailenizde bir pıhtılaşma bozukluğu, bir pıhtı atması durumu varsa, 35 yaşın üstünde iseniz, yoğun sigara kullanımı nasıl varsa biz bu hapların kullanımını önermiyoruz. Bu yüzden tekrar belirtmek istiyorum.

Size uygun korunma yöntemini bulmak için lütfen doktorunuza başvurun ve birlikte karar verin.

Bu yöntem bana uygun diye gidip direk eczaneden o hapı alıp başlamayın çünkü videoda anlattığım tüm yöntemler genellikle eczaneden kolaylıkla ulaşabileceğiniz yöntemler.

Bana çok fazla danışılan doğum kontrol hapları hakkında mitler var.Onlardan da bahsetmek istiyorum; mesela doğum kontrol hapları kıllanma yapar.

Bu tamamen yanlış, biz doğum kontrol haplarının kıllanma tedavisinde kullanıyoruz.

Fakat doğum kontrol hapının etkisi altıncı ayda başladığı için ve o sürece kadar olan kıllara bir etki etmediği için kıllanma yaptığı düşünülüyor bu kesinlikle doğru değil. İki; ”doğum kontrol hapları kısırlık yapar.” Bu da oldukça yanlış bir bilgi, doğum kontrol hapını bıraktığınız zaman yaklaşık 1-2 ay içerisinde yumurtlamanız eski haline döner.

Eğer kısırlık yapsaydı, emin olun bu amaçla kullanılırdı.

Doğum kontrol hapları hakkında üçüncü mit ise; kilo aldırdığı. Doğum kontrol hapları mikrogram düzeyinde östrojen ve progesteron içeriyor, yani oldukça küçük düzeylerde. Bu küçük düzeydeki hormonlar hafif bir şekilde ödem tutmanıza neden olabilir. Tıpkı adet dönemine girmeden önceki vücudumuzda olduğu gibi.

Fakat bu hapları vücudunuzda yağ oluşumunu arttırdığına dair bir kanıt yok.

Diğer yöntemlerin aksine doğum kontrol haplarında olduğu gibi hormonal yöntemlerde sizin yumurtlamanız baskılanır. Doğum kontrol hapı bıraktığınızda veya diğer yöntemlerini bıraktıktan belirli bir süre sonra yumurtlamanız geri döner, değişen bu sürelere doktorunuza danışabilirsiniz.

Doğum kontrol iğnelerini getirecek olursam;

Bu iğneler bir aylık veya 3 aylık sürelerle uygulanabilir. Bir aylık olan, doğum kontrol haplarına benzer. 3 aylık iğneler adet düzensizliği yarattığı için ve sadece progesteron içerdiği için pek fazla önermiyoruz.

Cilt altı implantlar ise diğer hormonal yöntemler gibi yumurtlamayı engeller ve 1 implant 3 yıl boyunca koruyuculuk sağlayabilir. İmplant çıkartıldığı zaman belirli bir süre sonra yine üreme yeteneği geri döner.

Genel olarak korunma yöntemlerini anlattım.

Ertesi gün hapları, ilişkiden 72 saat sonraya kadar alındığında yumurtlamayı engelleyen ve gebe kalınmasını önleyen ilaçlardır. Fakat çok yüksek miktarda hormon içerirler ve sık alındığında kişinin hormonal dengesini bozabilirler. Bu yüzden ertesi gün hapları kesinlikle bir korunma yöntemi değildir ve mümkün olduğunca kullanılmaması gerekmektedir.

Dr. Özün Altınay.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu