A

Astım Nedir? Astım Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Astım Nedir? Tanım olarak astım hastalığı; tıbbi terimi ile bronşların bizim bildiğimiz hava yollarının; mikropların bir etkisinin olmadığı, uzun süreli kronik bir iltihabıdır. İnsan vücudunun mikroplarla baş etmek için gösterdiği reaksiyonun aynısını bronşlarda gösterir, fakat burada mikrobik bir etken yoktur.

Tepkime yani reaksiyon sonucunda vücut, kendi yapılarına bir şekilde zarar vermektedir. Bunun sonucu olarak da hava yolları daralır ve aşırı bir şekilde duyarlı bir hale gelir. Hava yollarındaki bu daralma; hava yollarının tümünde olup, geriye döndürülebilir, düzeltilebilir.

Astım Nedir? Astım Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Bronşlarda oluşan iltihap olarak da bilinen bronşit, astımdan tamamen farklı bir hastalıktır. Mikrobik olan geçici bronşitler ya da sigaraya bağlı olan bir hastalık çeşididir. Mikrobik olan geçici bronşitler ya da sigaraya bağlı olarak gelişen müzmin bronşitler vardır. Müzmin yani uzun süreli olarak adlandırılan bronşitte şikayetler astımdaki gibi değişken değildir.

Hava Yolları ve Önemi

Hava yolları ağız ve burundan başlar ve nefes borusu ile devam eder. Nefes borusu akciğerde önce sağ ve sol iki ana dala ayrılırlar, daha sonra temsili olarak bir ağacın dalları gibi birçok dalcığa bölünürler. Bu dalcıkların sonunda bittiği yerde hava kesecikleri bulunur. Bu hava keseciklerinin etrafında ise ince bir şekilde kan damarcıkları bulunmaktadır. Soluk almayla havadan gelen oksijen buradan kana geçerek tüm vücuda yayılırlar. Kirli kandaki karbondioksit de buradan havaya atılır. Hava yollarının içerisini mukoza denilen bir örtü kaplar. Mukoza altında damarlar, salgı bezleri, sinir uçları bulunur. Duvarın en dışında ise kas demetleri vardır.

Astımda Hava Yollarında Neler Olur?

Normal Hava Yolu: Hava yolları açık ve rahattır. Hava kolayca girip çıkar. Hiçbir yakınma, rahatsızlık yoktur. Kişi günlük ihtiyaçlarını rahatlıklar yerine getirebilmektedir.

İltihaplı Hava Yolu: Kriz dışında da hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. O iltihap sonucu bronşların iç yüzünü döşeyen tabaka hasara uğramış, şişmiş ve kızarmıştır. Bu bölgelerdeki sinir uçları da açığa çıkar ve solunum yolları tüm uyarılara aşırı duyarlı hale gelir. Hafif bir öksürük, yorgunluk ve göğüste baskı hissi olabilir.

Krizde Hava Yolları: Astım krizi esnasında duvardaki düz kaslar kasılır. Damarlardan dışarı sızan sıvı ve aşırı hücre birikmesi ile mukoza şişer. Salgı bezlerinden kıvamlı, sümüksü bir balgam salınır. Bunların sonucunda hava yolları ciddi anlamda daralır. Öksürük, nefes darlığı, hırıltı, hışırtı yakınmaları olabilir.

Astım Belirtileri Nelerdir?

Hava yollarında iltihap ve daralma meydana geldiğinde bazı belirtiler ortaya çıkarır. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri veya birkaç tanesi veya hepsi olabilir.

  • Hırıltılı (hışırtılı) solunum.
  • Göğüste sıkışma veya baskı hissi
  • Nefes darlığı
  • Öksürük genel olarak kuru tipte bir öksürük yani balgamsız.

Bu belirtiler astım dışında farklı hasatlıklar dada meydana gelebilir. Bu nedenle yakınmalardaki bazı belirli özellikler çok önemlidir.

  • Yakınmalar tekrarlayıcı ise, nöbetler halinde geliyor ise
  • Genellikle gece veya sabaha karşı meydana geliyorsa
  • Kendiliğinden veya ilaçlarla kaybolur
  • Bazı etmenler yakınmanın tekrar ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu etmenler; alerji, şlaçlar, soğuk hava, tahriş edici kokular gibi.
  • Mevsimsel değişiklik gösterebilir.

Astım kimlerde olur?

Astım kalıtsal geçiş özelliği olan bir hastalıktır. Anne ve babadan birinde astım varsa çocukta astım olma ihtimali yüzde 25 iken, her ikisi de astımlı ise çocuğun Aslında olma ihtimali yüzde elliye çıkar. Çevresel etkenler hastalığın ortaya çıkışı ve ağırlığı üzerinde rol oynar. Küçük yaşlarda bazı etkenlerle temas astım riskini artırabilir. Bunlar ev tozları, polenler ve alerjiye yol açan etkenler ile temas, sigara dumanından kalma tekrarlayan soğuk algınlığı ve ev içi ile ev dışı ortamdaki hava kirliliği şeklinde sayılabilir.

  • Belirtilerin olduğu durumlarda hasta yakınlarının çok iyi sorgulanması ve muayene ile tanı konulması gerekmektedir.
  • Muayenesinde ancak kriz döneminde veya belirtiler sürekli hale gelmişse bulgu vardır. Doktorunuz ara dönemlerde muayene sonuçlarının tamamen normal bulabilir.
  • Solunum fonksiyonu cihazları ile nefes ölçümleri yapılarak tanı kesinleştirilir veya hastalığın derecesi tayin edilir.
  • Röntgen bulguları genellikle normaldir.
  • Krizde veya ilerlemiş olgularda bulgur olabilir ancak başka hastalıkların ayrımının yapılabilmesi için röntgen çekilmesi şarttır.
  • Hastalığın tanısı için kan ve balgam tetkiklerinden de yararlanılabilir

Astımı ortaya Çıkaran Durumlar ve Korunma Yolları

Çevresel uyarılar hava yollarında daralmaya ve sürekli iltihaba yol açar astımın ortaya çıkışını kolaylaştıran ve aşağıda sıralanan tetikleyici etkenlerden kaçınmak yani korunmak tedavinin en önemli basamağıdır.

Astımı Uyaran Etkenler Şunlardır
  1. Alerjenler
  2. Hava kirliliği (bu ev içi ve ev dışı hava kirliliği olabilir)
  3. Mesleksel etkenler
  4. İlaçlar
  5. Gıdalar ve gıda katkı maddeleri
  6. Mide asidinin yemek borusuna çıkması, yani bizim bildiğimiz reflü olayı
  7. Duygusal etkenler

1: Alerjenler: Vücuda Solunum ve sindirim yoluyla giren veya deriye giren bazı maddelere karşı duyarlı kişilerde bedenin zarar görmesine sebep olan doku cevaplarının ortaya çıkmasına alerji, bu reaksiyona neden olan maddelere de alerji denir. Yani alerji, çoğu insanın vücudunda tepkiye yol açmayan bir maddeye karşı, bazı kişilerin anormal duyarlılık göstermesidir.

Astım Açısından En Önemli Alerjenler

  • Ev tozu akarları
  • Polenler
  • Mantar sporları
  • Hayvansal alerjenler
  • Hamamböcekleri

Bu alerjenleri kısa kısa açıklayacak olursak;

Ev Tozu Akarları: Akarlar eklem bacaklılar sınıfından ev tozunda yaşayan küçük gözle görülemeyen böcek çeşididir ideal olarak 25 santigrat sıcaklık ve yüzde 75 nemli ortamlarda yaşarlar. İnsanların deri döküntüleri ile beslenirler. Esas olarak dışkıları alerji niteliği taşır. Yapışkan dışkı parçacıkları çeşitli eşyaları yapışır ve ev içi etkinliklerle sürekli olarak havaya karışır. Işığı az gören sıcak ve nemli evler akarlar için ideal bir ortam sağlar Akarlar en fazla yatak, yorgan, yastık, halı, kumaş kaplı mobilyalar ve tüylü oyuncaklar de bulunurlar.

Ev Tozu Akarlarından Korunmak İçin

  1. Evde ve işyerinde havalandırma mutlaka artırılmalıdır. Rutubet oluşumu önlenmelidir.
  2. Kumaş döşeli eşyalar yerine deri, suni deri, ahşap ve plastikten yapılmış olanlar tercih edilmelidir.
  3. Özellikle hanımlar ev işi yaparken maske kullanabilirler.
  4. Güçlü bir elektrik süpürgesi ile haftada en az bir defa etkili bir temizlik yapılmalı, temizliğin ardından nemli bir bez ile silinerek temizlik tamamlanmalıdır.
  5. Mümkünse evde halı kullanmamalıdır.
  6. Çocuklar için tüylü ve içerisi dolu oyuncaklar tercih edilmemelidir. Evinizde varsa ortadan kaldırılmalıdır.
  7. Yatak takımları en az haftada bir defa yıkanmalıdır.
  8. Evdeki kullanılmayan eşyalar dolaplarda saklanmalıdır.

Polenler: Her bitki için polen yayma dönemi farklıdır. Ağaç polenleri genellikle şubat-mart aylarında ortaya çıkarken; çim polenleri ise nisan ayından Temmuz ortasına kadar, yabani ot polenleri ise yaz sonu ve genellikle son baharda ortaya çıkar.

Polenlerden Korunma

  1. Kişi hassas olduğu bitkinin polen yayma döneminde olanakları ölçüsünde dışarı çıkmamalıdır.
  2. Polenleri tutan hava filtreleri arabalarda kullanılabilir, ancak ev ortamında bunun yararı oldukça azdır.
  3. Polenin yoğun olduğu günlerde dış ortamda maske ve gözlük takılabilir.
  4. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır.
  5. Evdeki pencerelerin ince bir örtü ile kapatılması yarar sağlayabilir.
  6. Dış ortamdan eve gelince duş yapılıp, elbiseler değiştirilmelidir.

Mantar sporları: İdeal olarak 20 santigrat sıcaklık ve yüzde 60 nem ortamında yaşarlar. Bir yerde mantar üremesi küflenme olarak ifade edilir. Ev içi küfler doğal organik maddelerin nemlenmesi ile oluşur. 2 haftayı Aşan nemlenme mutlaka küflenmeye yol açar. En çok üredikleri yerler; bodrum katları, karanlık ve az havalanan yerler, pencere pervazları, banyo perdeleri, kilerler, çöplük, ahır, tarla, bahçeler, deri, hasır eşya, sıkıntılı duvar köşeleri, duvar kağıtları, ev bitkilerinin saksılarıdır. Sobalı evlerde küf yoğunluğu daha fazladır.

Mantar sporlarından Korunma

  1. Evde rutubeti azaltmalıdır.
  2. Kışın mümkünse evin tüm odaları ısıtılmalıdır.
  3. Ev içerisinde çamaşır kurutulmamalıdır.
  4. Eski halı, koltuk, çamaşır, küf kokan malzemeler mutlaka atılmalıdır.
  5. Evde fazla miktarda saksı, bitki bulundurmamalıdır.
  6. Akvaryum ve kuş kafesi kenarların dada küf kolayca gelişebileceği gibi evde bu tür hayvanlar bulundurulmamalıdır.
  7. Su sızıntısı olan yerler tamir edilmelidir. Su geçirmez izolasyon malzemeleri kullanılmalıdır.
  8. Hava temizleyici filtrelerin tamamen değil de kısmen faydası olabilir.

Hayvan Alerjisi: Tüm tüylü hayvanlar alerjiye sebep olabilir. Alerjenler aslında hayvanın idrarında ve salyasında bulunmaktadır. Bu alerjenler hayvanın yapışırlar. Hayvanın üzerindeki kılın yoğunluğu, uzunluğuyla alerjenlerin bir ilişkisi yoktur. Aynı hayvan cinsi içinde farklı türler arasında da önemli farklar yoktur. Örnek olarak bir tür kediye alerji varsa, başka bir tür kedi içinde alerji olması beklenir. Hassas kişilerde alerji duyarlılaşması hayvanla temasının ardından 6 ile 12 ay sonra başlar. Bu hayvanın uzaklaştırılmasından aylar hatta yıllar sonrasında bile devam edebilir. Hayvanla kısa süreli karşılaşma ani belirtilere, devamlı karşılaşma ise uzun süreli belirtilere neden olabilir.

Hayvan Alerjisinden Korunmak İçin

  1. Evde alerjik kişi varsa o eve hayvan almamak en doğru tercihtir.
  2. Evde hayvan varsa, ortamdan uzaklaştırılmalıdır. En etkili yöntemi budur.
  3. Hayvanın evden gönderilemediği durumlarda ise kesi ya da köpeğin sık sık yıkanması, yatak odasına sokulmaması, evde halı ya da kumaş kaplı koltukların bulundurulmaması, yada azaltılması önerilmektedir. Bu sayılan önlemlerin hiç birisi hayvanın evden uzaklaştırılması kadar etkili bir yöntem değildir.
  4. Kedi köpek alerjileri giysilerle taşınabildiğinden, dışarıda hayvanlarla teması olanlar eve geldikten sonra kıyafetlerini değiştirmelidirler.

Hamamböcekleri: Hayvanların vücut parçacıkları, dışkı ve salgıları alerjik belirtilere neden olur. Özellikle şehirde sosyoekonomik yönden geri kalmış yerlerde ve toplu konutlarda hamamböceği önemli bir sorun olarak kabul edilebilir.

Hamamböceğinden Korunma

  1. Böceklerin giriş yerleri olabilecek kapı altı boşlukları, çatlaklar ve boru çevreleri gözden geçirilmeli ve gerekirse onarım yapılmalıdır. En etkili korunma yöntemi budur. Ancak bu yapıldığında diğer sayacaklarımızın faydası olur.
  2. Böcekler sprey, toz, tablet şeklinde özel kimyasal maddelerle yok edilmelidir. Bu ilaçlama işi çocukların ve ev hayvanlarının temas edebileceği yerlerde dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır.
  3. Ev ve apartman içerisinde azaltıcı tüm önlemler alınmalıdır.

2. Hava Kirliliği

Ev İçi Hava Kirliliği

Ev içinde havada bulunan tahriş edici maddeler aslında hastalığı normal kişilerin daha fazla rahatsız eder ve hastalık belirtilerini başlatır yada hastalığı ağırlaştırabilir. Ev içi havasında bulunan tahriş edici maddelerin bazıları kokuları sayesinde kolayca tanınır. Bazılarının ise varlığından haberimiz bile olmaz. Bunlar sigara, gaz ocağı ve gazlı ısıtıcılar, arızalı kalorifer kazanları, kapalı garajda çalışan araba, odun sobası ve şömine, bina temellerinden mekanlara sızan radon gazıdır. Evlerde temizlik malzemesi olarak kullanılan deterjanlar, çamaşır suyu, kozmetik malzemelerden parfüm ve deodorant gibi ürünler gerek alerji gerek tahriş mekanizmaları ile solunum yollarını uyarabilir.

Ev İçi Hava Kirliliğinden Korunma

  1. Evlerde kesinlikle sigara içilmemeli ve içirilmemelidir.
  2. Boya, cila, böcek ilacı ve temizlik malzemeleri dikkatle uygulanmalı ve ardından ortam iyice havalandırılmalıdır.
  3. Bacalı soba kullanılıyorsa, baca temizliğine özen gösterilmelidir.
  4. Bacasız sobalar kullanılmamalıdır.

Ev Dışı Hava Kirliliği

Havadaki ani nem ve ısı değişiklikleri, hatta rüzgar bile astım belirtilerini başlatabilir. Genellikle serin ve yağışlı havalarda yakınmalar artar. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlarda hava kirliliği önemli sorun yaratır. Motorlu taşıtlardan, sanayi yada konutlarda kullanılan yakıtlardan kaynaklanan gaz ve tanecikler solunum yollarını tahriş eder. Buna bağlı olarak kış aylarında şikayetlerde artış gözlenir.

Ev Dışı Hava Kirliliğinden Korunma

  1. Dış ortamda hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde gereksiz fiziksel etkinliklerden kaçınılmalıdır. Evin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Gerekmedikçe dışarı çıkılmamalıdır.
  2. Hastalar, hastalık belirtilerinin artışına göre gerekirse ilaç dozlarını artırabilirler.
  3. Konutlarda, taşıtlarda ve endüstri alanında kaliteli, en az hava kirliliği oluşturan yakıtların kullanılması sağlanmalıdır.

Mesleksel Etkenler

Çalışanların işyerinde karşılaştığı maddelere bağlı olarak ortaya çıkan mesleki astım, kişide daha önceleri hiçbir şikâyete neden olmadığı halde, aylar, hatta yıllar süren çalışma sonucu ortaya çıkar. Eğer bireyde solunum yollarında duyarlılık varsa, daha kısa süreyle çalışmayla da astım gelişebilir. İşyerinde çalışanların maruz kaldığı metal ve odun tozları ile bitkisel, hayvansan ve kimyasal maddeler ve tahriş ediciler astıma yol açabilir. Meslek astımında hafta sonu ve tatillerde şikayetlerde azalma, işe tekrar başladığında ise yeniden ağırlaşma görülür.

Mesleksel Etkenlerden Korunma

  1. İşyerinden uzaklaşma gerekebilir.
  2. İşyerinde havanın temizliği sağlanmalı, havalandırma artırılmalıdır.
  3. Maske kullanılmalıdır.
  4. İlaçlar: Astımlıların yaklaşık yüzde 10’unda ilaçlar önemli rol oynar. Çeşitli ilaçlar astım krizine yol açabileceği gibi, yalnız öksürüğe de neden olabilir.
  5. Korunma:
  6. Hasta her gittiği hekime, astım hastası olduğunu söylemelidir.
  7. Başka bir hekim tarafından verilen ilaçlar, astım tedavi eden hekime mutlaka gösterilmelidir.
  8. Gelişigüzel ilaçlar alınmamalıdır.

Besinler Ve Katlı Maddeleri

Alerjen özellikteki besin maddeleri diğer alerjik belirtilere yol açmanın yanı sıra astım krizini uyarabilir. Özellikle yerfıstığı, balık, kabuklu deniz ürünleri, kuruyemiş, yumurta, süt, muz gibi besinler hastalığı alevlendirebilir. Aşırı hassas kişilerde besin maddesinin kokusu bile astım atağını uyarabilir. Erişkinlerde besin maddelerinin astımı etkilemesi nadirdir.

Besinler lezzet, renk vermek ya da bozulmalarını önlemek için içlerine katılmasına izin verilen katkı maddeleri, normal kişilere yüksek dozlarda bile zarar vermediği halde, astımlılarda hava yollarında daralma yapabilir. Kurutulmuş ve paketlenmiş meyve, meyve suları, bira, şarap gibi fermantasyon yoluyla hazırlanan içkiler, turşu, salamura, sucuk, sosis, hazır salatalar, cips, işlenmiş hazır yiyecekler, karides ve daha birçok hazır besin maddelerine bozulmayı önlemek için katkı maddeleri eklenir. Çin mutfağında sık kullanılan soya ürünleri de astım yakınmalarını artırabilir.

Korunma: Duyarlı olunan gıdalar tüketilmemelidir.

Reflü (Mide Ekşimesi): Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri gelmesidir. Reflü ile geri kaçan asitli mide sıvısı refleks olarak hava yollarında daralmaya ve öksürüğe, ayrıca göğüs kemiği altında ağrı, yanma ve baskı hissine neden olur. Özellikle geceleri şiddetlenen astım vakalarında reflü olup olmadığı araştırılmalıdır.

Korunma:

  1. Ağır, yaralı, baharatlı yiyecekler yenilmemelidir.
  2. Alkol içilmemelidir.
  3. Az ve sık yemek yenilmelidir.
  4. Yatarken yüksek yastık kullanmalı, yatağın baş tarafı yükseltilmelidir.
  5. Mide asidini azaltan ve mide hareketlerini artıran ilaçlar kullanılabilir.
  6. Bazı astım ilaçlarının da reflüyü artırabileceği unutulmamalıdır.

Astımda Psikolojik Etkenler

Stres ve duygusal bozukluklar astım tedavisini zorlaştırır, krizlere yol açabilir. Aşırı gülme ve ağlama, bu sıradaki derin nefes alma sonucu, solunum yollarını uyarabilir. Huzursuzluk ve sinirlenme ile astım atakları ortaya çıkabilir.

Astım Teşhisi (Tanısı) Nasıl Konulur?

Kişinin solunum yollarının durumunun saptanmasında en hızlı ve en kolay bir şekilde uygulanabilen basit yöntemlerden biri olan soluk verme hızının ölçülmesidir. Bu cihazın yani soluk verme hızını ölçen cihazın ismi ‘’PEFMETRE’’ dir. Bu cihaz sanıldığı gibi pahalı ve kullanımı zor olan bir cihaz değildir. Bu cihazın amacı derin ve güçlü bir nefes aldıktan sonra nefesin ne kadar hızlı verilebildiğini ölçmektir.

Pefmetre İle Ölçüm yapılabilmesi için gereklidir?

  1. Astımın ağırlık derecesinin saptanmasıdır. Bu hekimin en uygun tedaviyi uygulamasına yardımcı olur.
  2. Ölçümler, astım ilaçlarının etkinliklerinin belirlenmesi, yani sonucu izlemek için gereklidir. Sadece hastalık belirtilerinden astımın durumunu anlamak her zaman mümkün olmayabilir.
  3. Astımın iyiye mi kötüye mi gittiğini anlamak ve buna göre önlem almak gerekir. Ancak diğer belirtiler ve hastanın kendini nasıl hissettiği de karar vermek için yeterlidir.
Pefmetre Kullanımı:

Kişiye özel olarak satılan bu aletin üzerindeki ibre sıfıra getirilir. Cihaz üzerindeki ibrelerin ilerlemesini engelleyecek şekilde tutulmaması gerekir. Yani parmaklarımızın duruşuna dikkat etmeli.

  1. Mümkün olduğunca derin bir nefes alınır.
  2. Aletin ağız bölümü dudaklarımızı arsına iyice yerleştirilir. Nefes güçlü bir şekilde ve hızla üflenir.
  3. Alet elden bırakmadan ibrenin vermiş olduğu değer kaydedilir.
  4. Dinlendikten sonra aynı ölçümü iki defa tekrarladıktan sonra üç ölçümden en yüksek olanı, o günün değeri olarak kaydedilir.

Astım Tedavisi

Astımın oluşumundaki karmaşık mekanizmalarının kısmen açıklanması ile tedavide önemli bir gelişme sağlanmıştır Eskiden sadece hasta sıkışınca uygulanan solunum yollarını genişletici tedavinin niçin gerektiği de böylece anlaşılmıştır. Astımın, esasen, havayolu duvarlarında gelişen mikrobik olmayan iltihabın kontrol altına alınması ile tedavi edilebileceği gösterilmiştir.

Astım Kontrolünde Önemli Noktalar

Astımın nasıl kontrol altında tutulacağı öğrenilerek Aktif Yaşam Sürdürülebilir bunun için aşağıdaki Dere uyulması önemlidir

  1. Hastalığı başlatan etkenlerden mümkün olduğunda kaçınmak gerekir.
  2. Astım belirtilerinin nasıl seyrettiği, ilerlediği kaydedilir ve belirtilerde bir değişiklik görülmesi halinde ne yapılması gerektiği öğrenilir.
  3. İlaçlar doğru ve düzgün bir biçimde kullanılmalıdır.
  4. Belirtiler olmasa da düzenli hekim kontrolüne gidilmelidir.

Tedavi yöntemleri Nelerdir?

Astım krizi esnasında iki farklı olay gelişir.

  1. Solunum yollarının duvarlarında iltihabi değişiklikler meydana gelir.
  2. Solunum yollarındaki bu iltihabi reaksiyon sonucu bronş kasları kasılır.

İltihap solunum yollarını şişmesine ve balgam salgılanmasına neden olur. Bu iki olayın sonucunda ise solunum yolları daralmaktadır. Bu bilgiler astım hastalığında niçin belirtileri giderici tedavi ve koruyucu tedavi olmak üzere iki farklı tedavinin uygulandığının anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Bu tedaviler aynı derecede önemli fakat farklı rollere sahiptir.

Koruyucu ve belirtileri giderici tedaviler en etkin solunum yoluyla uygulanmaktadır bunun bazı nedenleri vardır. İlaç doğrudan akciğere ulaşmaktadır. Bu da etkisini daha çabuk göstereceği anlamına gelmektedir. İlacın solunum yoluyla alınması ile daha az miktarda ilaç kullanılmaktadır. Böylece kan dolaşımını geçen ilaç miktarı azalmakta ve dolayısıyla vücudun diğer bölümlerinde istenmeyen yan etkilerinin ortaya çıkma olasılığı en aza indirilmektedir.

Koruyucu ve belirtileri giderici ilaçları solunum yoluyla uygulamanın yöntemi ölçülü doz veren basınçsız spreylerin ya da kuru toz kullanılmasıdır. Bununla birlikte özel durumlarda kullanılmak üzere başka yöntemle de mevcuttur hava hazneleri ve nebulizatörler bu amaçla kullanılan diğer cihazlardır.

Koruyucu Tedavi (Belirtileri Oluşmasının Engellenmesi)

Koruyucu tedaviler, solunum yollarının aşırı duyarlılığını azaltarak etki gösterir. Solunum yollarının şişmesini ve aşırı miktarda mukus yapımını önlerler. Bu şekilde astım belirtilerinin ortaya çıkması engellenir ve akciğerlerin görevlerini mümkün olan en iyi şekilde yapması sağlanır. Koruyucu tedavilerin etkileri çok yavaş ortaya çıkar ve bu etkinin oluşması için tedavi programına düzenli olarak uyulmalıdır. Bazen, yararlarının tam olarak görülebilmesi için birkaç hafta geçmesi gerekir. Tedaviye zaman zaman ara verilirse, tedaviden tam yarar görülemez.

Bugün için korunma tedavisinde üç farklı ilaç tedavisi kullanılmaktadır:

Astım Tedavisinde Kortizon ilaçları

Kortizanlar, erişkin ve çocuklarda korunma tedavisinin temelini oluşturmaktadır. İltahaba yol açan pek çok mekanizmaya olumlu etkileri vardır. Ses kısıklığı ve ağızda pamukcuk yapabilir. İlacı derin nefes alarak kullandıktan hemen sonra su ile ağızı çalkalayıp gargara yaparak ve sonra bu suyu tükürerek yan etkileri azaltmak mümkündür. Normalde kullandığımız dozlardaki inhale kortizonların vücut üzerinde yan etkisi yoktur. Ayrıca gerek kortizon içeren ve gerekse diğer tip spreylerin alışkanlık yapıcı etkisi bulunmaz.

Bu ilaç grubu genellikle çocuklara ve hafif astımı olan kişilere önerilir. Egzersizden hemen önce uygulanması şartıyla egzersizle oluşan astım atıklarının önlenmesinde yararlı olabilir. Hemen hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu