Bebeklerde Yürümenin Gelişimi

Bebeklerde Yürümenin Gelişimi | Bir yerden bir yere hareket etmek amacıyla, en az biri her zaman yer ile temas halinde olacak şekilde, destek ve ilerlemek için iki bacağın birlikte kullanılmasına yürüme denir. Normal yürüme sağlıklı bir sinir, kas, iskelet sisteminin ürünüdür.

Bebeklerde Yürümenin Gelişimi

Normal yürüme için, merkezi ve periferik sinir sistemi ile kas ve iskelet kollarının yanı sıra görsel, propriyoseptif, bilişsel ve kardiyovasküler sistem de birbirleriyle bütünleşmelidir. Bu vücut yapıları ve işlevlerindeki herhangi bir bozulma, patolojik yürüyüş türüne neden olabilir.

Yürümenin Fazları

Yürümenin normal gelişiminin anlaşılması, matürasyon sürecini patolojik süreçten ayırt etmek için önemlidir. Normal yürüme durma fazından ve salınma fazından oluşur. Yürüme döngüsü, aynı bacağın duruş fazları arasındaki süreçtir. Durma fazı (yürüyüşün %60’ı) tüm ağırlığı taşıyan ayağın yere teması sırasında olur; topuk vuruşu ile başlar ve ayak parmaklarının yerden ayrılması ile biter. Salınma fazında (%40) ayak yerle temas halinde değildir.

Çocuklarda Yürüme Özellikleri

Erken çocukluk döneminde (12-18 ay) yürüyüş oldukça tereddütlü ve tutarsızdır. Yürüyüş geniş tabanlıdır ve hızlı ritim, kısa adım, başlangıç zemin teması tüm taban ve karşılıklı kol sallanımı eşlik etmemesi ile ortaya koyulur. Topuk vuruşu, basma fazı diz fleksiyonu ve dış rotasyon değerleri iki yaş civarında normal değerlere yaklaşır. Dört yaş civarında adım genişliği daralır ve kol salınımı belirir (Özaras ve ark. 2001 p.23). Normal erişkin yürüyüşü 3-7 yaş arasında kazanılır.

Pediatride Yürüme Bozuklukları

Bebeklerde Topallama/Aksama

Topallama etkilenen bacağa ağrı ya da dengesizlik nedeni ile yük vermekten kaçınma sonucu ortaya çıkan anormal yürüme biçimidir. Topallama önemli bir hastalığın belirtisi olabileceği için kesin tanı ve doğru yaklaşımda bulunmak çok önemlidir. Topallama nedenleri ve bunların sıklığı yaşa göre değişir.

Çocuklarda ilk 3 yaşta topallama nedenleri tablosu

Ağrılı Ağrısız
Septik artrit/osteomiyelit

Geçici (toksik) sinovit

Jüvenil idiyopatik artrit

İntervertebral diskit

Neoplaziler (lösemi, metastaz)

Travma (yürüme kırıkları)

Çocuk istismarı

Gelişimsel kalça displazisi

Nöromüsküler hastalıklar

Bacak uzunluğu farkı

Topallamada, normal yürümenin durma evresi kısalmıştır. Böylece etkilenen tarafın daha az yük çekmesi sağlanır, dengesizlik en aza indirilir. Aşil tendonu kısalığı gibi durumlarda parmak ucuna basarak yürüme görülür. Gövdenin karşı yana eğilmesi ile gerçekleşen yürüme biçimi (abdüktör topallama) gelişimsel kalça displazisinde görülür. Bacak uzunluğu orantısızlığında uzun bacak öne atılarak yürünür ve bu durum, dolandırma yürüyüşü olarak adlandırılır. Ağrıya bağlı topallamada gövde ağrının olduğu tarafa eğiktir (antaljik yürüyüş).

Bebeklerin yürüme gelişiminde içe basma

Çocuklarda içe basma sık görülür ve genellikle fizyolojik gelişimin bir parçası olarak kendiliğinden düzelir. Ayağın içe dönme durumlarında en sık rastlanılan sorunlar metatarsus adduktus, femur torsiyonu, talipes ekinovarus ve tibia torsiyonu olarak sıralanabilir. Çocuklar, femoral içe rotasyon, tibial medial torsiyon ve metatarsus adduktus sebebiyle bacaklarını içe çevirirler. Çocuk ilk yürümeye başladığı zaman, kalça gelişimi için gerekli olan dış rotasyon kontraktürü henüz düzelmemiştir. Çocuk 18 aylıkken, kontraktürler çözülür. Bu zamana kadar düz adım atan bebek, bacağını giderek artan bir şekilde içe çevirmeye başlar.

Bebeklerin yürüme gelişiminde dışa basma

Çocuk yürümeye başlayınca her iki alt ekstremite dış rotasyonda “Şarlo” gibi durur. Bu durum 18. ay civarında kaslar normal boyuna gelince düzelir. Yüzükoyun yatan çocuklarda daha sık görülür. Gelişimsel kalça displazisi ve tibial dış torsiyon da dışa basmaya neden olabilir. Ayrıca spastik pes planus veya X bacak sorunu olan çocuklarda da dışa basma gözlenir.

Bebeklerin yürüme gelişiminde parmak ucunda yürüme

Çocukların ilk yürümeye başlarken zaman zaman parmak ucunda yürümeleri olağan kabul edilir. İki yaşındaki bir çocuğun erişkininkine benzer bir yürüyüş biçimi geliştirmiş olması gerekir. Çocuklarda ısrar eden parmak ucunda yürümeye neden olan durumlar çok çeşitlidir, ancak çoğu kez neden bulunamaz ve bu durum idiyopatik olarak kabul edilir. İdiyopatik parmak ucunda yürüme, çocukların tipik bir yürüyüşle yürümek yerine parmak ucunda yürümesi durumunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Ayırıcı tanısında, serebral palsy gibi ekin yürüyüşe neden olan durumlar dışlanır.

İdiyopatik parmak ucunda yürümenin özellikleri

  • 2 yaşın altında normalin varyantı olarak başlar
  • Genellikle ara sıra gözlenir fakat daha sonra da devam edebilir
  • İstenildiğinde topuğuna vurarak yürüyebilir
  • Ailede parmak ucunda yürüme öyküsü olabilir
  • Sınırlı dorsifleksiyon görülebilmesi dışında nörolojik ve ortopedik muayenesi normaldir
  • Tanısı diğer nedenler dışlanarak konur
  • Özellikle 3 yaşından sonra kalıcı olabilir
  • 5 yaşına kadar kendiliğinden çözülebilir

Parmak ucunda yürüme sorunu olan bir çocukta spastik dipleji, doğumsal triseps surae kontaktürü, aksesuar triseps surae, minimal beyin hasarına bağlı hiperkinezi ve kortikospinal yolun olgunlaşmasında gecikme ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Parmak ucu yürüme, tendon kontraktürü veya bacak uzunluk farklılığı gibi yapısal anomalilerle ya da otizm, serebral palsy gibi nörolojik/nöromüsküler durumlarla ya da müsküler distrofiyle ilişkili olabilir. Parmak ucunda yürümenin preterm doğum, gelişme geriliği ve çeşitli öğrenme güçlüğü durumları ile ilişkili olabileceğini bildiren yayınlar vardır. İdiyopatik parmak ucu yürüyüşü erkeklerde daha sık görülür ve ailevi bir eğilim bulunur. Kalıcı parmak ucu yürüme, parmak ucunda yürümenin bağımsız yürümeden sonra 6 aydan daha uzun sürmesi durumunda saptanır, bu durumda altta yatan nöromüsküler ya da gelişimsel problemler için daha ayrıntılı değerlendirme gerekir.

Çocuk Gelişiminde Oyun ve Oyuncağın Yeri

Çocuklarla iletişim kurmanın ve onların dünyasını paylaşmanın en doğal, en sağlıklı ve en sık kullanılan yolu oyundur. Genel tanımıyla oyun; “Belli bir amaca yönelik olan veya olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan, gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir”. Oyun oynaması engellenen çocuk sağlıklı bir gelişim gösteremez.

Bebeklerin ilgiye gereksinimleri vardır. Ebeveynlerinin kendileriyle ilgilendiklerini ve ihtiyacı olduğunda yardımcı olacaklarını bilmeleri gerekir. Kısa vakitlerde de olsa ebeveynlerin tüm dikkatlerini bebeklerine vermeleri, ona ilgi ve saygı duyduklarını gösterir. Bu kısa ama özel anların eksikliği, bebeklerin gelişimini de etkileyebilir. Ebeveynlerinin birikimlerinden faydalanamazlar, ayrıca kendilerine ilgi gösterilmediğini düşünüp daha sinirli ve endişeli bir hale gelebilirler.

Bebeklik ve oyun çocukluğu döneminde günde en az 4 kez, okul öncesi çocukluk döneminde günde en az 3 kez, okul çocukluğu döneminde günde en az 2 kez 20 dakika (ya da daha fazla) çocukla interaktif oyun, konuşma gibi etkinlikler yapılmalıdır.

Oyun, çocuğun gelişmesi ve yetiştirilmesi yönünden oldukça önemli bir olaydır ve çocuğun gözü ile bakıldığında oyun, çocuğun en önemli işi, oyuncakları da en önemli aracıdır.

Araştırmalar, çocukların bilişsel ve fiziksel gelişimlerinde oyun kavramının ön plana çıktığını göstermektedir. Oyun çocuğun motor gelişimini destekler, çocuğa akranları ile iletişimi ve işbirliğini öğretir. Çocuk, oyunla çevreyi değerlendirmeye ve anlamaya, aynı zamanda toplumsal ilişkileri, kuralları, kazanmayı, kaybetmeyi öğrenmeye başlar. Kurallara uymanın zorunluluğunu da oyun ortamında keşfeder bu sayede sorumluluk duygusunu öğrenir.

Oyun yolu ile çocuğun sözcük dağarcığı gelişerek dil gelişimi desteklenmektedir. Çocuk düzgün cümle kurma, kendini ifade etme becerisi kazanmakta, yeni bilgi ve deneyimler edinmekte; düşünme, algılama, kavrama ve imgeleme gibi zihin gücü gerektiren soyut becerilerini geliştirmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.