Ç

Çocuklarda Anne Babadan Ayrılma Korkusu *

Çocuklarda Anne Babadan Ayrılma Korkusu | Çocuğun kişiliği ve mizacı, çocuk etrafındaki dünyayı öğrendikçe gelişir. Bazı çocuklar küçük yaşlardan itibaren özgüvenli ve bağımsız görünürken, diğerleri ebeveynlerinden huzur ve sığınma talep etmeye devam ediyor.

Çocuklarda Anne Babadan Ayrılma Korkusu

Ayrılmak için mücadele ederken çocuklarla ilgilenen ebeveynler yorgun ve sinirli olabilir. Burada çocuğunuzun ebeveynlerinden uzaklaşmasına ve yalnız kalmaya doğru ilerlemesine nasıl yardım edeceğinizi öğreneceksiniz.

Ebeveynleriyle birlikte kalan çocukları anlayın

Ayrılık Korkusunu Normal Gelişim Aşaması Olarak Kabul Etmeliyiz. Ayrılık korkusu, çocuğun gelişiminde normal bir adımdır. Bu adımı deneyimleme süresi ve derecesi çocuktan çocuğa değişecektir, ancak bu normaldir ve endişelenmemelisiniz. Ebeveynlerinden ayrılan çocukları reddetmekten, azarlamaktan veya cezalandırmaktan kaçının. Bunu yaparsanız, savunmasız çocuk korkacak ve sadece terk edilmiş hissedecektir.

  • Çocuklar, öğrendikleri ve aktif hale geldiklerinde geç bebeklik, sözlü iletişime başladıklarında erken bebeklik ve anaokullarına kabul gibi büyük değişiklikler yaşadıklarında belirli normal gelişim evrelerine ayrılırlar ve korku yaşamaya eğilimlidirler. Bu zamanlar, çocuk büyüdükçe ebeveynlerinden uzaklaşmayı öğrenmesi ve bunun ne anlama geldiğini anlamasıdır. Aynı zamanda çocuk, daha geniş dünyada gizlenen tehlikeleri anlar, yalnız olduğunu ve kimse tarafından korunmadığını hisseder. Ebeveynleriyle birlikte kalan çocuklar, geniş ve ürkütücü bir dünyada birinin yanlarında olduğunu bilmenin huzurunu isterler.

Ayrılık Korkusunun Nedenini Düşünün. Çocuğunuz belirli durumlarda gergin veya kararsız hale gelebilir. Çocuğunuzun özellikle endişeli olmasına neyin sebep olduğunu belirleyin. O zaman çocuğunuzun ayrılık korkusunun en güçlü olacağı durumu tahmin edebilirsiniz.

  • Çocuğunuz için özellikle stresli olan özel durumlar var mı? Arkadaşlarıyla oynamanın zamanı geldi mi? Anaokuluna veya okula gitme zamanı geldi mi? Bu gibi durumlarda yaygın nedenleri belirleyelim. Anne-baba olmadığında çocuk bahçedeki öğretmene bu durumla nasıl başa çıkacağını sorar.
  • Çocuklar, anaokuluna veya okula girerken ağlayarak ya da korkarak ebeveynlerinden ayrılmayı çok zor bulabilirler. Bununla birlikte, bu davranışlar genellikle ebeveynler ayrılır ayrılmaz azalır. Okula gittiğinizde öğretmeninizden bu kaçınılmaz durumu uzatmadan hızlı bir şekilde uzaklaşmanıza yardımcı olmasını isteyin. Ebeveynler, çocuklarına düzgün bir şekilde alınacakları konusunda güvence vermeli ve ardından çabucak ayrılmalıdır.
  •  Bazı ebeveynler çocuklarını yaralanmalardan ve hoş olmayan duygulardan korumaya çalıştıkları için aşırı korumacıdırlar. Ebeveynlerin kendilerini rahat hissetmeleri ve bağımsız olabilmeleri için rahatlamaları ve çocuklarına göz kulak olmaları gerekir.
  • Ebeveynler, çocuklarına güçlü ve cesur olduklarını söyleyerek ve yeni şeyler denemeleri konusunda destekleyerek çocuklarını bağımsız olmaya teşvik eder. Tehlike yoksa, çocuğun sizden biraz uzaklaşmasına, parkta veya kütüphanede diğer çocuklarla oynamasına izin verin. Çocuğunuzun arka bahçeyi keşfetmesini veya çok yapışkan olmadan bir orman jimnastiğinin tepesine tırmanışını izleyin.
  • Çocuğunuz yaralandığında abartılı tepki vermeyin. Örneğin düştüğünde, çocuğunuzun yanına koşmadan önce yaralı olup olmadığını belirleyin.

Psikolojik Rahatsızlık Nedeniyle Ayrılık Korkusuna Dikkat. Bir çocuğun gelişiminde ayrılık korkusu oldukça normaldir, ancak bazı durumlarda tedavi gerektiren bir rahatsızlık olabilir. Ayrılık korkusu, uyum bozukluğu ve bağlanma bozukluğunun bir belirtisi olarak ortaya çıkar. Çocuğunuzdaki bu bozukluklardan endişe ediyorsanız, çocuk doktorunuzla konuşun. Ayrıca bir psikoterapistin veya çocuğunuzun davranış terapistinin yardımını da isteyebilirsiniz.

  • Uyum Bozukluğu: Travmatik bir olay veya yaşamda büyük bir değişiklik (taşınma, ebeveyn boşanması vb.) sonrasında gelişebilir. Geliştiğinde yeni bir yaşama uyum güçleşir ve anormal anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları, ağlama, şiddet, izolasyon, okula gitmeyi reddetme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
    Bağlanma Bozuklukları: Öncelikle küçük yaşta ihmal ve dengesiz bir yaşam ortamı yaşamak ilişkileri zorlaştırabilir. Güvenilmez, şefkat gösteremez, yakınlık ve sevgiden hoşlanmaz, öfke nöbetleri, pasif-agresif davranışlarla ifade eder, işleri istediğiniz gibi yapmaya takıntılı, suçlu ve vicdani pişmanlık gösterir anne babadan ayrılmak.
  • Ayrılık korkusu bozukluğu: Ayrılık korkusu bozukluğu öncelikle çok yakın bağlantılı ailelerde bulunur. Çocuklar, birbirine bağlı bir aileden ayrıldıklarında çok güçlü bir kaygı ve korku yaşarlar. Üzüntü, konsantrasyon güçlüğü, geri çekilme, size ve ailenizdekilere yönelik potansiyel tehlikelerden (hayvanlar, hırsızlık, araba kazaları, vb.) aşırı derecede korkma, ailesi olmadan ya da ailesinden başka bir yerde uyuyamamaları. Belirtiler arasında öfke, ayrılmaya zorlandığında şiddet. Ayrılık anksiyetesi bozukluğu, bir çocuk bu semptomları 4 haftadan fazla gösterdiğinde teşhis edilir.

Çocuğunuz ayrılık korkusu yaşadığında ne yapmalısınız?

Ayrılık korkusunu alevlendiren durumlardan kaçınma. Çocuğunuzu aşırı korkutan durumlardan kaçınmak isteyebilirsiniz, özellikle de ebeveynlerinizden ayrılmak istemiyorsanız. Tıpkı yetişkinlerin endişeli hissettikleri durumlardan kaçınmaları gibi, çocukların da endişeli hissettikleri durumlarda anne babalarından uzak durmalarında bir sakınca yoktur.

  • Açlık ve yorgunluğun ayrılık korkusu davranışını şiddetlendirebileceğini unutmayın.
  • Çocuğunuzun endişeli hissettiği durumları belirleyebilirseniz, bunlardan tamamen kaçınabilirsiniz. Örneğin, kalabalık bir park veya belirli insanlarla tanışma sorunu daha da kötüleştiriyorsa, çocuğunuz biraz daha kendine güvenene kadar bu durumdan kaçının.
  • Tamamen önlenemeyen durumlar, çocukların kolayca kabul edebileceği yöntemler geliştirilerek çözülecektir. Örneğin, sabahın erken saatlerinde, insanların az olduğu bir zamanda parka gitmek veya bir kaç arkadaşıyla oynayacağı bir yer (hayvanat bahçesi veya akvaryum gibi) seçmek iyi bir fikirdir.
  • Bu yöntem, ayrılık korkusunun nispeten kısa süreli olduğu durumlarla sınırlıdır. Çocuğunuzun güçlü ayrılık korkusu birkaç ay devam ederse ve günlük aktivitelerini etkiliyorsa veya çocuğun normal büyümesini engelliyorsa, bir çocuk doktoruna görünün. Çocuğunuzun bağımsız olma yeteneğini etkileyen bir sosyal anksiyete bozukluğu veya sosyal gelişim bozukluğu olabilir.

Çocuğunuzu olası sorunlara hazırlayın. Çocuğunuzu kaçınılmaz durumlara hazırlayın. Dışarı çıkmadan önce nereye gittiğinizi, ne yapmak istediğinizi ve ne yapmanız gerektiğini açıklayın.

  • Basit bir ifadeyle, çocuğunuz henüz bir bebek olsa ve iyi konuşamıyor olsa bile ne yapmanız gerektiğini açıklayın. Çocuklar dili konuşabilmelerinden çok önce anlarlar. Durumu kısa, basit cümlelerle ayrıntılı olarak açıklayın. Çok korkan çocuklar için bir yere giderken gideceğiniz yeri oyun yaparak anlatmak iyi bir fikirdir.
  • Çocuğunuzu bir başkasına bıraktığınızda endişeli olsa bile, kendinizi önceden hazırlamak için zaman ayırın. Çocuklarının duygularını iyi bildiklerini, endişeli olmaları gerektiğini, eğlencenin beklediğini ve anne babaların mutlaka geri döneceğini söyleyin. Çocuğunuzun haberi olmadan gitmeyin. Durumu anlaşılması kolay bir şekilde açıklayın ve olumlu bir tutum sergileyin. Gizlice kaçarsanız, çocuğunuz ebeveynlerine güvenmeyecektir.

Gerektiğinde aşırı korumacı olmayan çocuklara özgürlük ve bağımsızlık verin. Çocukların korkularını yenebilmeleri için önce ebeveynlerin kendi korku ve kaygılarını yenmeleri gerekir.

  • Tek başına oynayarak geçirdiği zamanı artırın ve yavaş yavaş bağımsızlığa alıştırın. Çocuğun tüm gün boyunca ne yapacağını belirtmeden veya çocukla yakın temasta bulunmadan, çocuğun kısa bir süre için bile olsa tek başına oynamasına izin verin. Resimli kitaplar, boyama kitapları, blok oyunları, bebek oyunları vb. yalnız oynamak için iyidir. Çocuklar küçükken tek başlarına sadece birkaç dakika oynayabilirler, ancak 4-5 yaşlarında tek başına bir saatten fazla yaratıcı bir şekilde oynayabilirler.
  • Çocuğunuz bir parkta veya halka açık bir yerde oynarken, her zamanki ayakta durma pozisyonunuzdan bir adım geri çekilin ve uzaktan gözetleyin. Çocuk, oyun seti ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde oynadığı sürece, parka her gittiğinde biraz daha uzaklaşın ve sonunda yakındaki bir banka oturun. Oradan, çocukların yakından oynamasını izleyin ve oyunu desteklemek için seslenin (akıllı telefonda oynamak yerine!). Çocuğunuza çok yakın durmayın.

Çocukların yaptıklarını destekleyen anne ve babasından ayrılamayan çocuklar bir yer ve güven ararlar. Takılıp kaldığınız için reddetmeyin, görmezden gelmeyin veya vaaz vermeyin. Çocuğunuzu bağımsız olmaya teşvik edin ve ona güven vermek için ona sıkıca sarılın.

  • Ebeveynlerin davranışlarını iletmek, küçük çocuklara güven vermenin bir yoludur. Örneğin, yan odaya gittiğinizde çocuğunuza “Bardağı lavaboya bırakacağım ama birazdan döneceğim” deyin. Çocuğunuzu anaokuluna veya kreşe bıraktığınızda, bakmadıkları zamanlarda gizlice kaçmak yerine eve gitmeniz gerektiğini söyleyin. Çocuk ağlasa ve zor zamanlar geçirse bile, anne ve babasının sözlerine inanıp beklerse mutlaka geri döneceğine inanabilecek ve ortadan kaybolduğunuzda endişelenmeyecektir.
  • Ebeveynlerinden uzun süre ayrı kaldıysa ve çocuğunuz bundan dolayı stresliyse, ona sarılmak, yüksek sesle kitap okumak veya onunla bahçede oynamak için özel bir zaman ayırın. Ebeveynlerin olmadığı günlerde, çocuğun rahatlaması için normalden daha fazla ilgiye ihtiyacı olabilir.

Çocuğunuzun duygularını ciddiye alın. Çocuğunuzun korkularını ve öfkesini anlayın. Anne babasından uzakta olduğunda endişelenmesine gerek olmadığını açıklayın ki bu duygulara kapılmasın. Ayrılık korkusunu hafifletmeye çalışırken çocuğunuzun duygularının anlaşılabilir olduğunu iletin.

  • Küçük çocukların sadece birkaç yaşında olduğunu ve çok sınırlı yaşam deneyimleri olduğunu unutmayın. Yetişkinlere saçma gelen korku, çocuklara çok ağır gelir. Bir bebek gibi bu kadar korkmanın saçma olduğunu söylemek yerine, çocuğun korkularına saygı duyuyor ve ciddiye alıyoruz, onları anlıyor ve üstesinden gelmelerine yardımcı oluyoruz.

Çocukları bağımsız olmaya teşvik edin

Yavaş yavaş çocuğunuzdan uzaklaşın. Çocuğunuz şiddetli ayrılık korkusu nedeniyle ebeveynleriyle birlikte kalıyorsa, onlardan yavaş yavaş uzaklaştırmayı deneyin. Çocuğu bir seferde birkaç dakika bırakın ve hemen geri dönün. Çocuğunuz bir ebeveynin yokluğunun geçici olduğuna ikna olana kadar ayrılma sürenizi kademeli olarak artırın.

  • Evde çocuğunuzla oynarken “Suyumu mutfakta unuttum. Birazdan geleceğim!” deyin ve su almaya gidin, hiç dolanmadan hemen geri dönün. Çocuk bu durumda size güvenir ve yakında geri döneceğinizi anlar.
  • Bir dahaki sefere odadan ayrıldığınızda, biraz daha uzun sürecek bir şey yapın. Örneğin, “Çamaşırları çamaşır makinesine koyacağım. Birkaç dakika içinde geri dönerim” deyin. Odadan her çıktığınızda, geri dönmeden önce bir veya iki dakika ortadan kaybolun.

Güçlü korkusu olan çocuklara güven vermek için yaşam ritmini ayarlamak. Değişmekte iyi olmayan çocuklar için günlük yaşam programı belirlemek ayrılık korkusunu hafifletebilir. Bir programa sahip olmak, çocuğunuzun daha sonra ne yapacağını önceden bilmesini sağlar. Örneğin, her gün öğle yemeğinden sonra ebeveynlerin bulaşıklarını yıkadığını açıklayın. Bu arada çocuğa yalnız oynaması gerektiğini söyleyin.

  • Çocuğun özellikle endişeli olduğu ve ebeveyni terk etmediği zaman için bir program ve günlük rutin belirlemek çok etkilidir. Örneğin anaokuluna gittiğinde anne ve babasından ayrılamayan bir çocuk için çantasını dolaba koymak, öğretmenine selam vermek, ona sarılmak ve sınıfa dönmeden önce beşlik çakmak.
  • Ayrıca yatma vaktinde anne ve babasından ayrılamayan çocuklar için uyku öncesi ritüelini günlük rutin haline getirmek, yatma vaktini tahmin etmeyi mümkün kılar. İyi geceler ritüelleri arasında yavaş bir banyo yapmak, losyon masajı yapmak, pijama giymek, konuşmak, şarkı söylemek ve sonra yatmak yer alır. ”Yarın sabah uyandığımda seni tekrar göreceğim” gibi özel kelimeler kullanın. Bu, çocuğunuza uyandığında bir ebeveyni olacağı konusunda gönül rahatlığı verecektir.

Çocuğunuza güven ve bağımsızlık vermek için ulaşılabilir bir görev verin. Çocuğunuzun özgüvenini inşa etmek için bir görev. Küçük bir görevde bile başarı hissi yakalayabilirseniz, çocuğunuz özgüven ve bağımsızlık geliştirerek gelecekte yeni görevler denemek için motive olacaktır.

  • Çocuğunuzun yaşına ve yeteneklerine uygun görevler seçin. Örneğin oyuncakları temizlemek, yemek servisi yapmak, havluları katlamak, çamaşırları ayırmak, posta kutularını kontrol etmek, akşam yemeği için sebze yıkamak vb. Çocuğunuzun, ebeveynlerinin yapmasını istediği şeyleri (ayakkabı giymek, ellerini yıkamak, vb.) kendisi zaten yapabiliyor olsa da, bunları alışkanlık haline getirmesi iyi bir fikirdir.
  • Bir görev başarı tablosu yapalım. Haftanın ilk gününü en üstteki sütuna, yardım ve ödevleri en soldaki sütuna yukarıdan aşağıya doğru yazın. Ne zaman yardım edebilir veya bir görevi tamamlayabilirse, ilgili sütuna bir çıkartma yapıştırın. Tablo tamamen dolduğunda veya belirli sayıda çıkartma (10 gibi) toplandığında, çocuğunuzu suda oynatabileceğiniz veya ödül olarak dondurma alabileceğiniz bir parka götürün.

Çocuğunuza diğer çocuklarla etkileşim kurması için bolca imkan verin. Arkadaşlarınızla grup halinde görüşme, arkadaşlarınızın evlerine gitme veya gelmelerini sağlama fırsatınız olduğunda, çocuğunuz ayrılık konusunda daha az kaygılı olan çocuklarla da etkileşim kurabilir. Bunu yaptığınızda ailesinden uzakta ilişkiler kurarken eğleneceklerdir.

Yeterince sevgi ve ilgi gösterin

Güne sevgiyle başlayın. Sabahları çocuğunuzu kucaklayıp öperek selamlayın ve güne olumlu bir tavırla başlayın.

  • Yakın ilişkiler yoluyla çok fazla sevgi gören çocuklar, ebeveynleri ve bakıcıları ile güçlü bir bağ kurma ve kendilerini daha güvende hissetme eğilimindedir. Ten teması (sarılmak gibi) aynı zamanda beyin fonksiyonlarını, iletişim becerilerini ve özsaygıyı besleyerek çocukların daha geniş bir dünyada zamanlarını gönül rahatlığıyla geçirmelerini sağlar. Bu nedenle, yeterli tensellik ile çocuklar, tanıdık olmayan durumlarda bile ebeveynleri olmadan hareket edebileceklerdir.

Ebeveynleri ile dolu dolu vakit geçiren çocuklar, ebeveynlerinin yanlarında olacağını bilirlerse kendilerini rahat ve bağımsız hissedebilirler. Çocuğunuzla her gün dikkat çekmeden zaman geçirin (televizyonlar, cep telefonları ve diğer aletler). %100 çocuğunuza odaklanın.

  • Çocuğunuzla kütüphanede, parkta, evde bahçede vs. vakit geçirin. Çocuğun gözleri ile aynı yükseklikte oturun ve oyuna çocuğun seviyesinde katılın. Bu durumda, çocuğunuzun liderliğini takip edin.
  • Çocuğunuzla geçirdiğiniz yoğun zamanı günlük programınıza dahil etmek en etkili yöntemdir. Örneğin her gün öğle yemeğinden sonra çocuğunuzla oynamaya karar verirseniz, çocuğunuz bunu tahmin edebilecektir. Bu, diğer zamanlarda ayrılık korkusunu hafifletecektir.

Tek başına hareket edebildiği için iltifat edin ve daha fazlasını yapmaya teşvik edin. Bir çocuk tek başına oynadığında veya güvenli yerinden dışarı çıktığında, onu olabildiğince övdüğünüzden emin olun. Çocuğunuzun çabalarını kabul ettiğinizi ve iltifat ettiğinizi bildiğinden emin olun.

  • Çocuğunuzun yeni meydan okumalarına ve tek başına yapabileceklerine hayran olmak, çocuğunuza bunu başarmak için gösterdiği çabanın farkında olduğunuzu söyler. Çocuğunuz anne babasını dinleyen biriyse, sizi memnun etmek ve daha fazla iltifat almak için bağımsız hareket etmeye devam edecektir.
  • Çocuğunuzu aşırı derecede övme alışkanlığına girmemeye dikkat edin. Aşırı övgü, endişeli ve korkan çocuklar için verimsiz olabilir. Çocuklar, çabalarının takdir edilmesi veya kendi değerleri olarak ebeveyn övgüsünü alabilirler. Sonuç olarak, çocuklar, başarısız olmaları durumunda ebeveynlerinin artık onlara iltifat etmeyeceği korkusuyla yeni zorluklara karşı savunmasızdır.
  • Sonuçlara odaklanmak yerine, yeni şeyler deneme cesaretini ve istekliliğini övmek en iyisidir. Çocuğunuza, dalıp gitmenin ve bir şey üzerinde çalışmanın övgüye değer olduğunu söyleyin.
  • Günlük rutinlerinde iltifat etmekten kaçının. Çocuğunuzun yaptığı hiçbir şeyi övmek zorunda değilsiniz. (“Bütün sebzeleri yedin! Sen yaptın!”) Sonra, gerçekten büyük bir başarı elde ettiğinde övgünün etkisi azalır ve çocuk her zaman anne ve babasını memnun etmesi gerektiğini düşünür.

Çocuğunuza resim çizdirin. Ayrılık kaygısı olan bir çocuktan bir süre uzak durmanız gerekiyorsa, duygularının resmini çizmesini sağlayın. Bu şekilde, çocuğunuzun endişelerini görebilir ve siz yokken çizim üzerinde kendini geliştirebilir.

  • Artan sayıda terapist, duygularını kelimelerle ifade edemeyen çocuklarda korkuyu tedavi etmek için sanat terapisini (resim terapisi) benimsiyor.
  • Çocuğunuzun çizimlerini eğitimli bir terapist gibi değerlendiremeseniz bile, yine de çocuğunuzun zihninde bir tür endişe varsa bunun nedenini bulabileceksiniz. Çocuk kötü bir şey olabileceğini düşünerek yalnız kalmaktan korkuyor mu? Yoksa anne babanın bir daha geri gelmeyeceğini düşündüğün için mi? Çocuğunuza resimle ilgili çeşitli sorular sorun ve korkularını anlayın.

Her çocuk sabırla bir ayrılık korkusu dönemi yaşar. Ebeveynle kalma süresi normaldir ve çocuk o zamandan kendi hızında mezun olacaktır.

  • Bu arada, ebeveynlerin kendilerine iyi baktığını unutmayın. Her zaman kendi başına olan bir çocuğa bakmak zihinsel olarak yorucu olabilir. Ebeveynler, aileleri ve bakıcıları çocukları ile ilgilenirken dinlenmek ve eğlenmek için zamana sahip olmalıdır.

Dip Not:

  • Ayrılık korkusu ortaya çıkar ve kaybolur. Bu dönemin geçtiğini düşünen bir çocuk yeni bir gelişim aşamasına geçebilir veya hayatında büyük bir değişiklik (kız kardeşi veya erkek kardeşi olması vb.) meydana gelebilir ve çocuk normale dönebilir.
  • Ebeveynlerine takılıp kalmış çocuklarla ilgilenmek için olumlu bir tutum esastır. Çocuk, ayrılık korkusunda ebeveyn hayal kırıklığı, sinirlilik ve öfke hissettiğinde sorun daha da kötüleşir. İlk hedef, çocuğunuza güven, gönül rahatlığı ve sevildiğine dair güven vermektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu