Ebeveyn Kontrolü Ve Ergenin Olumlu Sosyal Davranışları

Ebeveyn Kontrolü Ve Ergenin Olumlu Sosyal Davranışları  | Olumlu Sosyal Davranışlar, bebek bir yaşına geldiğinde diğer bebeklerin ağlamasını duyup ağlamaya başlaması ile yani empatinin ilkel hali ile başlar. bebek iki yaşına geldiğinde ise bir başkasının üzüntüsünü, kuralları ve standartları anlamaya başlar ve kendi davranışlarını düzenleyebilir. Ergenlikten önceki dönemde ise çocuklar, ebeveynlerine ve kardeşlerine karşı eşyalarını paylaşma, yardım etme, fiziksel bakım gibi olumlu sosyal davranışlarda bulunabilirler.

Olumlu sosyal davranış, bireyin bir başkasının faydasına olacak niyetli davranışlarda bulunması olarak tanımlanmaktadır.

Ebeveyn Kontrolü Ve Ergenin Olumlu Sosyal Davranışları

Olumlu sosyal davranış, özellikle iki farklı yaklaşım çerçevesinde açıklanmaktadır:

Kişisel yatkınlık yaklaşımı ve sosyalleştirme yaklaşımı. Kişisel yatkınlık yaklaşımına göre yardımsever davranışlar kişiliğin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Sosyalleştirme yaklaşımına göre ise bireyin olumlu sosyal davranışları tamamen sosyalleştirme uygulamalarına bağlı olarak artmakta ya da azalmaktadır.

Bu uygulamalar (örn., ebeveynin sevecen yetiştirme teknikleri, ebeveynin davranışlarını model alma) çocukların ve ergenlerin başkalarına karşı olan olumlu sosyal davranışları ile ilişkili bulunmuştur Eberly ve Montemayor  ergenlerin ebeveynlerine olan olumlu sosyal davranışlarını boylamsal olarak inceledikleri araştırmalarında olumlu sosyal davranış yaklaşımlarına bir boyut daha ekleyerek ilişkisel bakış açısını ortaya koymuştur. Buna göre olumlu sosyal davranış bireyin hem bireysel hem de sosyalleştirme özelliklerinin birleşimi ile açıklanmaktadır.

Eberly ve Montemayor’a göre ergenin ebeveyne karşı olumlu sosyal davranışları ebeveyn-ergen ilişkisi ile yakından ilintilidir ve bu sebepten dolayı ergenin ebeveyne karşı olumlu sosyal davranışları ebeveyn ile ilişkisindeki değişimlere göre şekillenmektedir.

Olumlu sosyal davranışın geliştirilmesinde çocuk yetiştirme stratejilerinden ebeveyn kontrolü önemli bir rol oynamaktadır.

Anne ve baba çocuklara toplumun değerleri ve normları hakkında bilgi verirken onların olumlu sosyal davranışlarını artırmak için çocukların empatik eğilimlerini geliştirecek ve yönlendirecek duygusal bir atmosfer yaratmaya çalışırlar. Özellikle ön ergenlik döneminde ebeveyn ile ergen arasında artan mesafe nedeniyle birlikte daha az zaman geçiren ve daha çok çatışma yaşayan ebeveyn ve ergen arasındaki ilişkide, olumlu sosyal davranışların daha az yer alması beklenebilir. Olumlu sosyal davranışın ebeveyn ergen ilişkisinden ne yönde etkilendiği Kumru tarafından ele alınmıştır.

Bu çalışma sonucunda açıklayıcı otoriter ebeveynlik stili ile ergenlerin ebeveynlerine gösterdiği olumlu sosyal davranış arasında ilişki bulunmuştur. Bu ilişki, ebeveynlerinin gösterdiği sıcak ve destekleyici davranışlardan memnuniyet duyan ergenlerin ebeveynlerine olumlu sosyal davranışlarda bulunduğu yönünde açıklanmaktadır. Ayrıca, aynı çalışmada ön ergenlik dönemindeki ergenlerin geç ergenlik dönemindeki ergenlere kıyasla daha çok olumlu sosyal davranışta bulunduğu görülmüştür.

Ebeveyn ile ergen arasındaki karşılıklı ilişkinin kalitesine göre ergenin aile içinde sergilediği olumlu sosyal davranış değişim göstermektedir.

Çocuğuna sıcaklık gösteren ve sevgisini koşulsuz veren ebeveynlerin çocuklarının daha fazla olumlu sosyal davranışta bulunduğu görülmektedir.

Bunu destekler bir şekilde diğer çalışmalar da ebeveynleri ile sıcak, yakın ve destekleyici bir ilişki içinde olan ergenlerin olumlu sosyal davranışlarda daha çok bulunduğunu göstermektedir. Boylamsal bir çalışmada, açıklayıcı otoriter anneliğin, çocuğun olumlu sosyal davranışını zamandaş ölçümlerde açıklamazken iki yıl sonra okulda ve evdeki olumlu sosyal davranışlarını yordadığı belirtilmiştir. Hoffman ve Saltzstein, anne ile çocuk arasındaki duygulanım ile olumlu sosyal davranışın sadece erkek çocuklar için ilişkili olduğunu bulmuş ve Hoffman çalışmasında bu bulguları desteklemiştir.

Diğer yandan psikolojik kontrolün çocuğun davranışlarına katı sınırlar koyan ve katı kurallarda direten yönü, yani “sınırlayıcı” boyutu çocuğun davranışlarını rahatça göstermesine izin vermemektedir. Bu da çocukların hedonist bir yaklaşım benimseyip daha az olumlu sosyal davranış göstermeye yönlenmelerini kolaylaştırmaktadır. Baskıcı kontrol yani otoriter ebeveynlik uygulamalarında ise çocukta korku hissi oluşmakta ve bundan dolayı çocuk yardıma ihtiyacı olan kişinin sıkıntısını anlayamamaktadır. Bunun yanında, ebeveyn-ergen ilişkisi bağlamındaki ebeveynin destek ve duyarlılığının ergenin olumlu sosyal davranışının tipini ve sıklığını etkilediği de öne sürülmektedir.

Ebeveyn ergen arasındaki ilişki

Ebeveyn ergen arasındaki ilişki, ebeveyn-çocuk arasındaki ilişki ile kıyaslandığında ergenler, çocuklara göre ebeveynleriyle olan ilişkilerinde görece artan olumsuzluk ve uzaklık; azalan olumlu yaklaşım ve uyum örüntüsüne sahiptir. Bu bağlamda, ergenlik döneminde ebeveynlerin özellikle psikolojik kontrol uygulamalarında ısrar ediyor olması, ergenlerin ebeveynlere yönelik olumlu davranışlarının azalmasına ve olumsuz davranışlarının artmasına ayrıca katkıda bulunuyor olabilir.

Olumlu sosyal davranışın cinsiyet açısından farklılıklarına bakıldığında kızlar, erkeklere oranla özellikle düşünceli ve nazik olma gibi olumlu sosyal davranışları daha fazla göstermektedirler. Bu durumun sebebi cinsiyet rolleri ya da yetişkinlerin, kızları bu davranışları göstermesi yönünde desteklemeleri olabilir. Örneğin Grusec’e göre, ebeveynler, erkek evlatlarından çok kız evlatlarının aç çocuklara yardım kampanyasını desteklemesinden mutlu olmaktadır. Bu durum, ebeveynlerin, kız ve erkek çocuklarını farklı biçimde sosyalleştirebileceğini göstermektedir.

Başka bir çalışmada kızların erkeklere göre ebeveynleriyle daha çok duygu alış verişinde bulundukları ve samimiyet gösterdikleri görülmüştür. Cinsiyet farklılıklarını ortaya koyan çalışmalarda ise kızların erkeklere göre daha fazla aile içi olumlu sosyal davranış göstermesi, daha çok kızlara yüklenen aile bireylerini koruma misyonuna bağlanmaktadır.

Eberly ve Montemayor çalışmalarında erken ergenlik dönemindeki ergenlerin orta ergenliktekilere kıyasla yardımseverlik ve duygulanım sıklıklarının daha fazla olduğunu bulmuştur. Ebeveyne karşı yardımseverlik tutumuna bakıldığında ise çalışmaların karmaşık sonuçlar verdiği görülmektedir. Ebeveyne yönelik yardım konusunda yapılan bir çalışmaya göre ergenlerin yardım etme davranışı U- şeklinde bir gelişim göstermektedir.

Bu çalışmaya göre yardım davranışları en fazla 8. sınıfta görülürken en az 6. ve 10. sınıflarda görülmektedir. Yardım davranışlarının çocukların ilk ergenlik dönemlerine denk gelen 6. sınıfta neden azaldığına dair ilişkisel perspektif bir açıklama getirmektedir. Buna göre ebeveyn ile erken ergenlikteki çocuğu arasındaki günlük tartışmalar, ailesel görevler (örn., ev işleriyle ilgili yardım) gibi konular erken ergenlikte artmakta ve daha sonra ergenliğin gelişimi ile azalma göstermektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.