Ebeveyn Kontrolü Ve Ergenliğe Geçiş

Ebeveyn Kontrolü Ve Ergenliğe Geçiş | Ebeveyn kontrolünün iki alt boyutundan biri olan psikolojik kontrol, ebeveynler tarafından çocuğun duygusal ve psikolojik gereksinimlerine karşı duyarsız sosyalleştirmeler ve kendini ifadeyi engelleyen ebeveynlik davranışları olarak açıklanabilir.

Ebeveynler, psikolojik kontrol ile çocuğu manipüle edici davranışlarda bulunmaktadırlar.

Örneğin ebeveyn, beklenti ve isteklerine uyması için çocuğa utancı ve suçluluk duymayı aşılayabilir veya sevgisini koşullu biçimde sunabilir. Psikolojik kontrol, hem çocukluk hem de ergenlik döneminde özellikle uyum bozukluğu ve içselleştirme problemlerinin (kaygı, depresyon ve yalnızlık) güçlü bir yordayıcısıdır.

Bunlara ek olarak psikolojik kontrolün çocukların üzerinde özerk davranışı ketleyici etkisi de bulunmaktadır. Psikolojik kontrolün ayrıca dışsallaştırma problemleri ile de (saldırganlık, anti sosyal davranış, suça karışma) ilişkili olduğu görülmektedir.

Psikolojik kontrol benliğe yönelik olumsuz bir ebeveynlik olduğu için ergenlerde düşük özsaygı ile de ilişkili olduğu gösterilmiştir. Psikolojik kontrolün diğer bir etki alanı da çocuğun akademik yeterlik ve başarısı üzerindedir. Yapılan çalışmalar psikolojik kontrole maruz kalan çocukların okul başarılarının olumsuz etkilendiğini göstermektedir.

Ebeveyn ile ergen ilişkisine bakıldığında psikolojik kontrolün, ergenin ebeveynlerle olan ilişkisini bozduğu ve zaman içinde ergenin ebeveynlerine karşı düşmanlık ve isyan
hissetmesine yol açtığı görülmüştür.

Psikolojik kontrolün ebeveyn-çocuk ilişkisini bozması

Psikolojik kontrolün ebeveyn-çocuk ilişkisini bozması, psikolojik kontrolün ergenin temel ihtiyaçlarından bağlantıda olma, ya da ilişkisellik hissini negatif yönde etkilemesi nedeniyledir. Psikolojik kontrol uygulayan ebeveynler kendi güçlerini ve ergen ile olan ilişkilerindeki konumlarını koruma altına almakta fakat bu durum ergenin psikolojik ihtiyaçlarını göz ardı etmelerine, kendi istek ve iradelerini ergene dayatmalarına; dolayısıyla ergenin benlik gelişiminin olumsuz yönde etkilenmesine ve ergenin ya boyun eğici ya da isyankâr olmasına yol açmaktadır. Bunun yanında, psikolojik kontrol, ebeveyn ve ergen arasındaki sevgi ilişkisinin manipüle edilmesi ile gerçekleştirildiği için de ergen ebeveyn bağını olumsuz yönde etkilemektedir.

Bu bağlamda psikolojik kontrol, psikoloji literatüründe olumlu nitelikte bir ebeveynlik olarak ele alınmamaktadır.
Bir diğer ebeveyn kontrol biçimi olan davranışsal kontrol, ebeveynin çocuğun aktivitelerini denetleyen, kural koyan, sınırlandıran ve bunlara uyulmasını sağlayan davranışlardan oluşan örüntüye karşılık olarak açıklanabilir. Bununla birlikte literatürde genellikle ebeveynin izleme davranışları, davranışsal kontrolün göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

Ebeveynin izleme davranışı ve çocuğu kontrol etmek

Ebeveynin izleme davranışı çocuğu kontrol etmek için bilinçli olarak davranışlarını, ne yaptığını ve nerede olduğunu denetlemek ve takip etmek şeklinde açıklanmaktadır. İzleme, çocuğu veya ergeni takip etme (örn., telefon ile arama), etkinliklerin ve ortamların yapılandırılması (örn., okul sonrası etkinliklerine göndermek, ödevler bitene kadar televizyonun açılmaması) ve kurallar koyma gibi etkinliklerden oluşmaktadır.

Diğer bir deyişle ebeveynin ergenin davranışlarından ve durumundan haberdar olması, tamamen ebeveynin aktif olarak ergeni izlemesine bağlanmaktadır. Ancak, Kerr ve
Stattin’in çalışmalarında, ebeveynin bilgisinin sadece ebeveynin aktif olarak ergeni izlemesi ile değil, ergenin kendini açması, ebeveynin ergenden bilgi talebi ve Ebeveyn Kontrolü ile oluştuğu görülmektedir. Ergenin kendini açması, doğal bir şekilde kendisi ile ilgili bilgileri paylaşması olarak tanımlanmaktadır. Ebeveynin sahip olduğu bilgi, ergeni izlemesinden çok çocuğun kendini açmadaki istekliliği ile sağlanabilmektedir. Bu nedenle ergen hakkındaki bilgide ergenin kendisi asıl kaynak olarak görülmektedir.
Ancak, ebeveyn bilgisi ve ebeveyn kontrolünü ayrıştıran bir çalışmada ebeveyn kontrolünün, ergenin problem davranışı ve madde kullanımı üzerinde hem doğrudan hem de ebeveyn bilgisi yoluyla etkili olduğunu göstermiştir.

Ebeveynin izlemedeki başarısı, ergenin inançları ve aile iklimi ile de ilgilidir. Ergenler gün içindeki etkinlikleri ve insanlarla olan ilişkileri hakkındaki ayrıntıyı ebeveynlerinin
bilmeye hakları olduğunu düşünüyorlarsa onlarla paylaşmaktadırlar. Ayrıca, ebeveynin yakınlığı ve duyarlığı, aile iklimine olumlu yönde katkı sağlamakta ve ergen kendisini ebeveyne daha fazla açmaktadır.

Tüm bu bulgular ebeveyn kontrolünün etkili olmasında ebeveyn-ergen ilişkisindeki olumlu iklimin önemli olduğunu göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında davranışsal kontrol psikolojik kontrole göre iklim üzerinde daha fazla bozucu etkiye sahip görünmektedir. Ayrıca, ebeveynin uyguladığı davranışsal kontrolün odağı psikolojik kontrolün tersine ebeveyn değil,
çocuğun kendisidir ve kontrol ergenin davranışlarını düzenleme ve denetleme üzerinedir.

Davranışsal kontrol ile ergenin sonuç davranışları

Davranışsal kontrol ile ergenin sonuç davranışları arasındaki ilişki incelendiğinde izleme niteliğindeki davranışsal kontrolün, çocukların olumlu gelişimsel sonuçlarını artırdığı,
olumsuz gelişimsel sonuçlarını ise azalttığını göstermektedir.

Fletcher ve arkadaşlarının Amerika’daki lise öğrencileri ile yaptığı boylamsal bir çalışmada annenin bilgisinin ve kontrolünün madde kullanımı ve suçluluk ile hem
zamandaş hem de boylamsal olarak negatif yönde ilişkili olduğu görülmüştür. Ebeveyn izlemesi, ergenin saldırganlık ve anti sosyal davranışlarını ile negatif yönde
yordamaktadır. Kındap ve arkadaşları izleme ve saldırganlık arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki elde etmişlerdir.

Ebeveyn denetimi ve izlemesinin suça karşıma ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Caldwell, Beutler, Ross ve Silver, ergenlerin ebeveyn izlemesi olmadığına dair algısı ile suça karışmanın dolaylı olarak ilişkili olduğunu bulmuştur. Özetle, bu bulgular davranışsal kontrolün ergenin olumlu gelişimsel sonuçları ile ilişkisini desteklemektedir.

Psikolojik kontrolün tersine, ebeveynin yeterli miktardaki gözetim ve denetimi ergenin uyumuna, riskli davranışlardan korunmasına ve yeterli bir çocukluk ile ergenlik dönemi
geçirmesine olumlu katkılarda bulunacağı için olumlu nitelikte bir kontrol olarak ele
alınmaktadır. Yüksek derecede davranışsal kontrole maruz kalan ve yeterli davranışsal kontrolü ebeveyninden göremeyen çocuklar uyumsuz davranışlar gösterebilir.

Bunlar arasında saldırganlık, dürtüsellik, suçluluk ve madde kullanımı gibi davranış düzenleme problemleri görülmektedir. Davranışsal kontrolün yeterince uygulanmadığı aile ortamlarında yetişen çocukların daha çok dürtüsel, daha fazla risk alma eğiliminde olduğu ve suça yönelimli akranlara sahip olmayla ilişkili bulunduğu görülmüştür.

Diğer taraftan, çocuklarının okulda ve okul dışında arkadaşlarıyla nasıl zaman geçirdiğini bilen ve izleyen ebeveynlerin çocuklarının, akademik başarıları, yeterince izlenmeyen çocuklarınkine göre daha yüksektir.

Ebeveyn Kontrolü ve Cinsiyet

Literatürde ebeveynden algılanan psikolojik kontrolün ve ergenler üzerindeki etkisinin cinsiyete göre farklılaştığını gösteren bulgular mevcuttur.

Ebeveynlerin sosyalleştirme hedeflerinin ve disiplin tekniklerinin cinsiyete göre farklılaştığı göz önüne alındığında kız ve erkek ergenlerin sonuç davranışlarının da farklılaşacağı öne
sürülmektedir. Psikolojik kontrolün kız ergenlerde hem içselleştirme hem de dışsallaştırma sorun davranışları ile erkek ergenlerde ise sadece dışsallaştırma sorun davranışları ile ilişkili olduğu görülmüştür.

Ayrıca içselleştirme belirtileri açısından kızların erkeklere göre daha çok etkilendikleri bilinmektedir.

Ergenlerin ebeveynden algıladıkları psikolojik kontrolde cinsiyet farklılıklarına ait bulgular çelişkilidir. Anne-babadan algılanan psikolojik kontrol, bazı araştırmalarda
cinsiyete göre değişmezken, bazılarında erkekler babadan daha fazla psikolojik kontrol algılamışlardır. Anneden algılanan kontrolde ise cinsiyete göre bir farklılık bulunmamıştır. Bunlara ek olarak davranışsal kontrolü kız ergenlerin erkek ergenlerden daha fazla algıladıkları yönünde bulgulara sahip çalışmalar da bulunmaktadır.

Okul sonrası boş zamanlarda bir yetişkin gözetiminde olmayan ve ev dışında geçiren kız ergenlerin akran baskısına daha açık olduğu ve sapkın arkadaşlara sahip akranları ile
ilişki kurabildikleri görülmekle beraber erkekler için Ebeveyn Kontrolü açısından herhangi bir farklılık görülmemiştir.

Diğer yandan başka bir çalışmada kızlardan çok erkeklerin suç işleme davranışlarının annenin davranışsal kontrolü ile negatif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur

Erkek ergenlerde anneden algılanan izlemenin artması ile saldırgan davranışların azaldığı görülürken kız ergenlerde herhangi bir değişiklik olmadığı görülmektedir.

Jacobson ve Crockett ebeveyn izlemesi ile suça karışma arasında negatif yönde bir ilişki bulmuşlar ve bu ilişkide ergenin cinsiyetinin ve sınıf düzeyinin düzenleyici rolünü saptamışlardır. Buna göre ebeveyn izlemesinin suça karışma üzerindeki koruyucu etkisi, erkek ergenlerde en fazla büyük sınıflarda okuyanlarda görülürken, kız öğrenciler için aynı etki, küçük sınıflarda okuyanlarda görülmüştür.

Ebeveyn Kontrolü ve Kültür

Ebeveynden algılanan kontrolün ergen üzerinde yarattığı sonuçlarının cinsiyete göre değişimi kadar kültüre göre değişiminin de önemli olduğu görülmektedir. Annenin
uyguladığı kontrolün farklı kültürlerde farklı algılanacağını gösteren çalışmalar vardır. Arkadaşlıklar, ergen için kendi özel alanı olarak kabul edilmekte ve bu gibi konularda
ebeveynlerin aşırı kontrol girişimleri ya da yasaklamaları, daha fazla müdahale ve daha fazla psikolojik kontrol uygulaması olarak algılanmaktadır.

Türk ve Amerikalı ergenler ile yaptığı bir çalışmada ergenlere yetişme çağlarında ebeveynlerinden ne kadar denetim ve şefkat gördüğünü sormuş, sonucunda ise şefkatte anlamlı bir fark bulmazken; Türk ergenlerin Amerikalı ergenlerden daha fazla aile denetimi algıladıklarını bulmuştur.

Türk örneklem ile yapılan bir çalışmada ergenlerin anneden algıladıkları davranışsal kontrolün hem benlik değerindeki artışla hem de anneden algılanan yakınlıkla ilişkili olduğu bulunmuş dolayısıyla ergenler için davranışsal kontrol ve yakınlığın birlikte yer almasının ergenin benliğini olumlu etkilediği düşünülmüştür.

Batı örneklemlerinde de davranışsal kontrol genellikle ergeni olumsuz davranışlardan korumakta ancak ergen tarafından yine de sıkı kontrol olarak algılanabilmektedir. Batı
örnekleminde psikolojik kontrol ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin anlamlılığı çelişik sonuçlar vermektedir. Bir grup araştırmada bu ilişki anlamlı, diğer grup araştırmalarda ise anlamsız bulunmuştur.

Özerklik gelişiminin yoğun olduğu ergenlik dönemi

Özerklik gelişiminin yoğun olduğu ergenlik döneminde ebeveynin psikolojik kontrolünün ergen üzerinde olumsuz sonuçları görülmekle birlikte farklı kültürlerde bu kontrol biçimi ile ergenin sonuç davranışları arasındaki ilişki merak konusu olmuştur.

Yapılan bir araştırmaya göre Amerika’daki etnik azınlıklar ile düşük sosyo ekonomik düzeyden ergenlerin yüksek psikolojik kontrol rapor ettiği görülmüştür.

Ebeveynin uyguladığı psikolojik kontrol Afrikalı ve Latin Amerikalı ergenlerde yüksek depresyon ve suç işleme ile Koreli Amerikalı ergenlerde daha az davranışsal problem fakat daha çok duygusal problemle Ortadoğuda Filistinli ergenlerde yüksek depresyon, saldırganlık ve anti sosyal davranışlarla, İsrail’de ise kendine güvenin düşük olmasıyla ilişkili bulunmuştur. Yapılan çalışmalar Türkiye’de anneden algılanan psikolojik kontrolün ergenin saldırganlığı, sapkın arkadaşlar ve yalnızlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.