Kadın

Vajinal Mantarın Nedenleri, Belirtileri

Vajinal mantar enfeksiyonu, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olarak kabul edilmez.

Vajinal Mantarın Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi | Ancak, ilk düzenli cinsel aktivite sırasında vajinal mantar enfeksiyonu riski artar. Ayrıca, enfeksiyonların ağızdan genital bölgeye temas (oral-genital seks) ile bağlantılı olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır.

Vajinanız doğal olarak maya, kandida dahil olmak üzere dengeli bir maya ve bakteri karışımı içerir. Belirli bakteriler (laktobasil) mayanın aşırı büyümesini önlemeye yardımcı olur. Ancak bu dengenin bozulması mümkündür. Kandidanın aşırı büyümesi veya mantarın daha derin vajinal hücre katmanlarına nüfuz etmesi, bir mantar enfeksiyonunun belirtilerine neden olur.

Mayanın aşırı büyümesine şunlar neden olabilir:

  • Antibiyotik kullanımı, doğal vajinal florada dengesizliğe neden olur
  • Gebelik
  • Kontrolsüz diyabet
  • Bağışıklık sisteminin belirli ilaçlar veya HIV enfeksiyonu gibi durumlar nedeniyle zayıflaması

Vajinal mantar enfeksiyonunun belirtileri hafiften ortaya kadar değişebilir ve şunları içerir.

  • Vajina ve vulvada kaşıntı ve tahriş
  • Cinsel ilişki veya idrar yaparken yanma hissi, özellikle
  • Vulvanın kızarıklığı ve şişmesi
  • Vajinal ağrı ve hassasiyet
  • Vajinal döküntü
  • Kokusuz, peynir kesiği görünümünde kalın, beyaz vajinal akıntı
  • Sulu vajinal akıntı

Vajinal mantar enfeksiyonunu teşhis etmek için doktorunuz şunları yapabilir.

  • Tıbbi geçmişinizle ilgili sorular sorabilir. Bu, geçmişteki vajinal enfeksiyonlar veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında bilgi toplamayı içerebilir.
  • Pelvik muayene yapabilir. Doktorunuz, enfeksiyon belirtilerini aramak için dış genital organlarınızı inceler. Ardından, doktorunuz vajinanızın duvarlarını açık tutmak için vajinanıza bir alet (spekulum) yerleştirir ve rahminizin alt, dar kısmını incelemek için vajina ve rahim ağzını (serviks) inceler.
  • Vajinal salgılardan örnek alabilir. Doktorunuz, mantar enfeksiyonuna neden olan mantar türünü belirlemek için test etmek üzere vajinal sıvının bir örneğini gönderebilir.

Vajinal mantar enfeksiyonlarının tedavisi, enfeksiyonların şiddetine ve sıklığına bağlıdır. Belirtileriniz hafif ila orta derecede ve bölümler arası nadir ise, doktorunuz şunları önerebilir:

  • Kısa süreli vajinal tedavi. Üç ila yedi gün boyunca bir antifungal ilaç almak genellikle bir mantar enfeksiyonunu temizler. Antifungal ilaçlar – kremler, merhemler, tabletler ve fitiller olarak mevcuttur – mikonazol (Monistat 3) ve terkonazol içerir. Bu ilaçların bazıları reçetesiz olarak, bazıları ise sadece reçete ile temin edilebilir.
  • Tek doz oral ilaç. Doktorunuz, tek seferlik, tek oral doz flukonazol (Diflucan) reçete edebilir. Oral ilaç, hamileyseniz önerilmez. Daha şiddetli belirtilerinizi yönetmek için, üç gün arayla iki tek doz alabilirsiniz.
  • Tedaviniz belirtilerinizi gidermezse veya belirtileriniz iki ay içinde tekrarlarsa doktorunuzu tekrar görün.

Belirtileriniz şiddetli veya sık mantar enfeksiyonlarınız varsa, doktorunuz şunları önerebilir:

  • Uzun süreli vajinal tedavi. Doktorunuz, iki haftaya kadar günlük alınan bir antifungal ilaç reçete edebilir, ardından altı ay boyunca haftada bir kez devam edebilir.
  • Çok dozlu oral ilaç. Doktorunuz, vajinal tedavi yerine ağızdan alınan iki veya üç doz antifungal ilaç reçete edebilir. Ancak, bu tedavi hamile kadınlar için önerilmez.
  • Azol dirençli tedavi. Doktorunuz, vajinanıza yerleştirilen bir kapsül olan borik asit önerebilir. Bu ilaç ağızdan alınırsa ölümcül olabilir ve sadece normal antifungal ajanlara dirençli olan kandida mantarını tedavi etmek için kullanılır.

Vajinal mantar enfeksiyonu olan kadınlar için bazı alternatif tıp yöntemleri de önerilmektedir. Bunlar arasında yoğurt veya probiyotik takviyeleri yemek, çay ağacı yağı veya sarımsak gibi doğal antiseptikler kullanmak ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak sayılabilir. Ancak bu yöntemlerin etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ve bazı durumlarda tahrişi artırabilir.

Vajinal mantar enfeksiyonu yaygın ve rahatsız edici bir durumdur, ancak genellikle kolayca tedavi edilebilir. Belirtileriniz varsa doktorunuza danışın ve reçeteli veya reçetesiz ilaçlar kullanarak enfeksiyonu temizleyin. Ayrıca enfeksiyonu önlemek için hijyeninize dikkat edin, pamuklu iç çamaşırı giyin ve antibiyotik kullanımınızı sınırlayın.

Vajinal maya enfeksiyonunun patofizyolojisi ve küresel yükü.

Vajinal mantar enfeksiyonu, vajina ve vajina girişindeki dokuların (vulva) mantarlar tarafından iltihaplanmasıdır. En sık nedeni Candida albicans adlı bir mantar türüdür, ancak diğer Candida türleri de enfeksiyona yol açabilir. Vajinal mantar enfeksiyonu, üreme çağındaki kadınların yaklaşık %75’ini en az bir kez etkiler. Bazı kadınlar ise tekrarlayan veya kronik vajinal mantar enfeksiyonu (RVVC) yaşayabilir. RVVC, bir yıl içinde dört veya daha fazla vajinal mantar enfeksiyonu atakları olan kadınlarda görülür.

Vajinal mantar enfeksiyonunun patofizyolojisi tam olarak anlaşılamamıştır. Candida, sağlıklı kadınların vajinal florasında normal olarak bulunur ve genellikle zararsızdır. Ancak, bazı durumlarda Candida’nın aşırı çoğalması ve vajinal dokulara zarar vermesi söz konusudur. Bu duruma neden olan faktörler arasında antibiyotik kullanımı, gebelik, diyabet, bağışıklık sisteminin zayıflığı, hormonal değişiklikler, cinsel ilişki, hijyen ürünleri kullanımı ve stres sayılabilir. Bu faktörlerin vajinal pH’ı, laktobasil bakterilerinin sayısını, inflamatuar sitokinleri ve bağışıklık yanıtını nasıl etkilediği halen araştırılmaktadır.

Vajinal mantar enfeksiyonunun küresel yükü de tam olarak bilinmemektedir. Bu enfeksiyonun kadınların yaşam kalitesini, cinsel sağlığını, psikolojik durumunu ve ekonomik maliyetini nasıl etkilediği konusunda yeterli veri yoktur. Vajinal mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilmez, ancak cinsel ilişki ile bulaşma veya alevlenme riski vardır. Ayrıca, vajinal mantar enfeksiyonu HIV ile enfekte olan kadınlarda daha sık ve daha şiddetli görülebilir.

Vajinal mantar enfeksiyonunun tanısı ve tedavisi genellikle basittir. Enfeksiyonun belirtileri arasında kaşıntı, yanma, kızarıklık, akıntı ve ağrı sayılabilir. Belirtiler hafif ila şiddetli arasında değişebilir ve diğer vajinal enfeksiyonlarla karıştırılabilir. Bu nedenle, doktorunuz hem klinik muayene hem de laboratuvar testleri yaparak tanıyı doğrulayabilir. Tedavi olarak genellikle tek doz veya kısa süreli oral veya vajinal antifungal ilaçlar kullanılır. RVVC olan kadınlar ise uzun süreli koruyucu tedaviye ihtiyaç duyabilir. Bazı alternatif tedavi yöntemleri de önerilmektedir, ancak bunların etkinliği kanıtlanmamıştır. 😊

Yazdığım makale için yararlandığım kaynaklar şunlardır:

Kronik vulvovajinal kandidiazisin tanı kriterleri ve yönetimi

Kronik vulvovajinal kandidiyazis, Candida türleri nedeniyle oluşan iltihaplanma ile karakterize bir durumdur. Vulvovajinal kaşıntı ve akıntıya neden olan en yaygın nedenlerden biridir. Vulvovajinal kandidiyazisin tipik belirtileri kaşıntı, kızarıklık, vajinal ağrı, idrar yaparken yanma ve yoğun peynirimsi akıntıdır. Bu belirtiler spesifik olmadığı için, tanı koymak için mikroskobik inceleme veya kültür gibi testler gereklidir. Vajinal pH’ın normal (<4.5) olması da kandidiyazisi destekler.

Kronik vulvovajinal kandidiyazis, yıl içinde en az dört semptomatik atak ile tanımlanır. Bu ataklardan en az ikisinin mantar kültürü ile doğrulanması ve diğer vajinal patojenlerin dışlanması gerekir. Kronik vulvovajinal kandidiyazisin nedenleri tam olarak bilinmemektedir, ancak bazı risk faktörleri vardır. Bunlar arasında diyabet, immün yetmezlik, immünsüpresif tedavi, oral kontraseptif kullanımı, antibiyotik kullanımı, gebelik ve cinsel aktivite sayılabilir.

Kronik vulvovajinal kandidiyazisin tedavisinde temel amaç remisyon sağlamak ve ardından uzun süreli koruyucu tedavi uygulamaktır. Akut enfeksiyonlar için oral veya vajinal antifungal ilaçlar kullanılabilir. Koruyucu tedavi için ise haftada bir kez oral flukonazol veya günde bir kez vajinal klotrimazol önerilir. Koruyucu tedavinin süresi hastanın durumuna göre değişebilir, ancak genellikle altı ay ile bir yıl arasındadır. Tedavi sırasında ve sonrasında hastaların semptomlarını takip etmeleri ve tekrarlayan enfeksiyonlarda doktora başvurmaları gerekir.

Kronik vulvovajinal kandidiyazis kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sorundur. Tanı ve tedavi için doğru yöntemlerin kullanılması önemlidir. Ayrıca hastaların risk faktörlerini azaltmaya çalışmaları ve koruyucu önlemler almaları da faydalı olabilir.

Yararlandığım kaynaklar:

Vulvovaginal Candidiasis – STI Treatment Guidelines

Vulvovaginal candidiasis diagnosis and management | SA Health

Chronic Vulvovaginal Candidiasis | AAFP

Tekrarlayan vulvovajinal kandidiyazda antifungal direnç ve tedavi seçenekleri.

Kronik vulvovajinal kandidiyazis (KVVK), Candida türleri tarafından neden olunan ve kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir vajinal enfeksiyondur. KVVK, yıl içinde dört veya daha fazla semptomatik atak ile karakterize edilir. KVVK tanısı için vajinal akıntının mikroskobik incelemesi veya kültürü yapılmalıdır. KVVK tedavisinde temel amaç, semptomları kontrol altına almak ve nüksleri önlemektir. Bunun için antifungal ilaçlar kullanılır.

Antifungal ilaçlar, mantar hücre zarının yapısını bozarak veya mantar hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını engelleyerek etki gösterirler. Antifungal ilaçlar oral veya vajinal olarak uygulanabilir. Oral antifungal ilaçlar arasında en sık kullanılan azol grubu ilaçlardır. Bu gruptan flukonazol, KVVK tedavisinde ilk seçenek olarak önerilir. Vajinal antifungal ilaçlar ise krem, fitil veya tablet şeklinde olabilir. Bu gruptan klotrimazol, mikonazol ve ekonazol gibi ilaçlar yaygın olarak kullanılır.

KVVK tedavisinde akut enfeksiyonun tedavisi ve koruyucu tedavi aşamaları vardır. Akut enfeksiyonun tedavisi için oral veya vajinal antifungal ilaçlar 7-14 gün süreyle verilir. Koruyucu tedavi için ise haftada bir kez oral flukonazol veya günde bir kez vajinal klotrimazol önerilir. Koruyucu tedavinin süresi hastanın durumuna göre değişebilir, ancak genellikle altı ay ile bir yıl arasındadır.

Antifungal ilaçlara direnç, KVVK tedavisinde karşılaşılan bir sorundur. Direnç, mantar hücrelerinin ilaca karşı duyarlılığının azalması veya kaybolması anlamına gelir. Dirençli mantar hücreleri, ilacın etkisini ortadan kaldıran veya azaltan mekanizmalar geliştirirler. Direnç gelişiminin nedenleri arasında ilacın dozu, süresi, sıklığı, uyumsuzluğu ve tekrarlayan kullanımı sayılabilir.

Antifungal direncin önlenmesi için bazı önlemler alınabilir. Bunlar arasında şunlar sayılabilir:

  • KVVK tanısı için mutlaka laboratuvar testleri yapılmalıdır.
  • Antifungal ilaçlar doktor reçetesi ile kullanılmalıdır.
  • Antifungal ilaçların dozu, süresi ve sıklığına uyulmalıdır.
  • Tedaviye yanıt izlenmeli ve nüksler rapor edilmelidir.
  • Risk faktörleri azaltılmaya çalışılmalıdır.

Kendi fikrimi belirtmem gerekirse, vajinal mantar enfeksiyonu hakkında bilinçli olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu enfeksiyon hem fiziksel hem de psikolojik olarak kadınların yaşam kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle, belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden tedavi olmanızı tavsiye ederim. Ayrıca, alternatif tıp yöntemlerine güvenmeden önce doktorunuza danışmanızda fayda var. Sağlıklı günler dilerim 😊

Yararlandığım kaynaklar:

Frontiers | Management of recurrent vulvovaginal candidosis: Narrative review of the literature and European expert panel opinion

Antifungal (oral and vaginal) therapy for recurrent vulvovaginal candidiasis: a systematic review protocol | BMJ Open

Vulvovaginal Candidiasis: Epidemiology and Risk Factors, Pathogenesis, Antifungal Resistance, and Treatment Options

Venereology | Free Full-Text | Recurrent Candida Vulvovaginitis

Vajinal mantar enfeksiyonlarına karşı aşı geliştirme çalışmaları.

Vajinal mantar enfeksiyonları, Candida türleri tarafından neden olunan ve kadınların yaklaşık %75’inin hayatlarının bir döneminde en az bir kez yaşadıkları yaygın bir sorundur. Vajinal mantar enfeksiyonlarının tipik belirtileri kaşıntı, kızarıklık, yanma, ağrı ve peynirimsi akıntıdır. Bu enfeksiyonlar genellikle antifungal ilaçlarla tedavi edilir, ancak bazı kadınlarda sık tekrarlayan veya kronik enfeksiyonlar gelişebilir. Kronik vajinal mantar enfeksiyonları (KVVK), yıl içinde dört veya daha fazla atak ile tanımlanır ve kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkiler. KVVK’nin nedenleri tam olarak bilinmemektedir, ancak bazı risk faktörleri vardır. Bunlar arasında diyabet, immün yetmezlik, oral kontraseptif kullanımı, antibiyotik kullanımı, gebelik ve cinsel aktivite sayılabilir.

KVVK’nin önlenmesi ve tedavisi için antifungal ilaçlara alternatif olarak aşı geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Aşılar, vücudun bağışıklık sistemini Candida’ya karşı savunmaya hazırlayarak enfeksiyonu önlemeyi veya hafifletmeyi amaçlar. Aşı geliştirme çalışmalarında farklı stratejiler kullanılmaktadır.

Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Candida’nın yüzeyinde bulunan ve bağışıklık sistemi tarafından tanınan proteinlerin veya polisakkaritlerin aşı olarak verilmesi. Bu stratejiyle Candida’ya karşı antikor üretimi sağlanarak enfeksiyonun engellenmesi hedeflenir. Örneğin, Candida’nın yüzeyinde bulunan ve virülansını artıran Als3p adlı bir proteine karşı geliştirilen bir aşı, hayvan modellerinde ve insanlarda güvenli ve bağışıklık yanıtı uyandırıcı olduğu gösterilmiştir.
  • Candida’nın zararlı etkilerini azaltmak için bağışıklık sisteminin dengeleyici veya düzenleyici yanıtını artırmayı amaçlayan aşılar. Bu stratejiyle Candida’ya karşı aşırı veya zararlı bağışıklık tepkilerinin önlenmesi ve enfeksiyonun kontrol altına alınması hedeflenir. Örneğin, Candida’nın yüzeyinde bulunan ve bağışıklık sisteminin tanınmasını engelleyen mannan adlı bir polisakkarite karşı geliştirilen bir aşı, hayvan modellerinde ve insanlarda güvenli ve bağışıklık yanıtını düzenleyici olduğu gösterilmiştir.
  • Candida’ya karşı koruyucu etkisi olan probiyotik mayaların ağızdan veya vajinal yoldan verilmesi. Bu stratejiyle Candida’nın vajinal florasını bozmasının önlenmesi ve vajinal sağlığın korunması hedeflenir. Örneğin, Saccharomyces cerevisiae adlı bir mayaya karşı geliştirilen bir probiyotik, hayvan modellerinde ve insanlarda güvenli ve antifungal etkili olduğu gösterilmiştir.

KVVK’ye karşı aşı geliştirme çalışmaları henüz erken aşamalardadır ve daha fazla araştırma gerektirmektedir. Ancak bu çalışmalar umut verici sonuçlar göstermektedir ve KVVK’nin önlenmesi ve tedavisinde yeni bir yaklaşım sunmaktadır.

Yararlandığım kaynaklar:

The Elusive Anti-Candida Vaccine: Lessons From the Past and Opportunities for the Future

A Mannan-Based Vaccine Protects Mice from Allergic Bronchopulmonary Aspergillosis and Invasive Pulmonary Aspergillosis

Saccharomyces cerevisiae-Based Probiotics as Novel Antimicrobial Agents to Prevent and Treat Vaginal Infections

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu