Sağlık

Tuz Zararlımı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu

Tuz konusu yıllarca büyük tartışmalara neden olmuş bir konu. Tuz şeker ve unla birlikte üç beyazlar olarak anılmış ve dördüncü beyaz kokain ile neredeyse aynı kategoriye konmuş.

Ama tuz gerçekten zararlı mı görelim bakalım.

Önce tuz nedir, kısaca ona bir bakalım. Tuzun bilimsel adı sodyum klorür adından anlaşılacağı üzere tuzda bir atom sodyum bir atomda klor var.

Bu noktada hemen belirtmeliyim ki tuz Bizim biyokimyamızın metabolizmamızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Tuz hücrelerimizde ve dokularımızda su dengesinin sağlanmasında sinirlerimizin elektriksel iletimlerinin sağlanmasında kaslarımızın çalışmasında ve emiklerimizin yapısında hayati bir öneme sahiptir.

Genel inanış, tuzun hipertansiyon ve kalp hastalığına neden olduğudur. Hemen belirteyim, tuz kalp hastalığına neden olmaz olsa olsa hipertansiyona, tansiyonda da kalp hastalığına neden olabilir.

Ancak görelim bakalım tuz gerçekten hipertansiyona neden oluyor mu?

Tuzun hipertansiyon ile ilişkilendirilen kısmı içindeki sodyum kısmıdır. Sodyum  Vücutta su tutulmasına neden olur.  Tuzlu bir şey yediğiniz zaman içinizin yanması ve su içme ihtiyacı hissetmenizden aklınızda kalsın. Ancak;  böbreklerimiz derhal devreye girer.

Vücuttaki su ve tuzun fazlasını dengelemek için böbrekler yoluyla bunları süzerek idrarla dışarıya atar. Dolayısıyla tansiyonda önemli bir değişiklik olmaksızın dengeler yeniden sağlanır. Normal şartlarda tuz yemek tansiyonu etkilemez, sağlıklı bir kişi bir kaç  kaşık tuz yerse tansiyonunda milim oynama olmaz.  Öyle olsa 2 turşu yiyen herkesin komaya girmesi gerekirdi.

Hipertansiyonu olan bazı kişilerde bu durum farklı olabiliyor. Uzun süre hipertansiyonu tedavi edilmemiş kişilerde böbreklerin su ve tuz dengesini sağlayan mekanizmasında bozulma olur. Bu hastalarda tuzun yenilmesi tansiyonun yükselmesine neden olabiliyor.

Bu duruma tuza duyarlı hipertansiyondemekteyiz, aynı durum, ağır kalp yetmezliği hastalarında da söz konusudur.

Ancak tekrar belirtmeliyim ki normal insanların ve hatta hipertansiyon hastalığının, büyük çoğunluğunda tuzun hipertansiyona önemli bir etkisi olmamaktadır.

Peki bu tuz düşmalığı nereden çıktı?

Her konuda olduğu gibi tıp uygulamaları konusunda da Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen haberlerin ve bilgilerin ağzının içine bakılır. Bir çok beyan Allah’ın emri kabul edilir, sorgulanmadan uygulanmaya başlar. Zamanında American Heart Association dan bir vahiyde denildi ki günde 1500 miligram sodyum dan daha fazla alınmaması gerekir. Bu da günde 3,5 gram tuz a tekabül ediyor.

Şöyle açıklayayım; üç buçuk gram tuz yarım çay kaşığı tuzdur. Bu bilgileri Allah’ın kelamıymış gibi kabullendiler ve uygulamaya başladılar.

Basın bu konuyu köpürte köpürte işler ve insanlar buna körü körüne inanmaya başlar.  Ben yıllardır bu tuz düşmanlığının yersiz olduğu konusunda ısrar etmişimdir. Hipertansiyonun nedeni tuz olsaydı tuz kısıtlamasıyla bu hastaların iyileşmesi gerekirdi. Ben 40 yıllık meslek hayatımda bu şekilde iyileşen tek bir hipertansiyon hastası görmedim.

Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar American Heart Association’ın bu önerilerinin doğru olmadığını ve tuz kısıtlamasının hipertansiyonun insidansın da azalmaya kalp hastalıklarındanve felçten korumalarda etkili olmadığını bilimsel olarak göstermiştir.

2017 yılında yayınlanan bilimsel yazılarda 7284 kişi 6 ay boyunca takip edildiği 8 bilimsel çalışmanın Meta analizinde tuz kısıtlamanın tansiyonda sadece yüzde üç buçuk bir düşme sağladığını, kalp krizleri ve felçlerden korumada anlamlı bir etkisinin olmadığını tartışmaya yer bırakmayacak şekilde göstermişlerdir. Yüzde üç buçukluk iyileşmenin kontrolden çıkmış büyük tansiyonun 160 milimetre civarında bir tansiyonunuz var tuz kısıtlamasıyla yüzde üç buçuk oranında azalması 160 olan tansiyonunuzun 155’e inmesini ifade eder. Öte yandan yapılan bilimsel çalışmalar American Heart Association in önerdiği tuz alımının 2 katı olan 3000 miligramın altında tuz tüketiminin çok ciddi yan etkilerinin olduğunu göstermiştir. Yetersiz tuz alımı kan kötü kolesterol Ldl ve trigliserit yüzeylerinde yükselmeye neden olur, insülin direnci gelişimine neden olur, kalp hastalıklarından ölme riskinde artış kalp yetmezliğinden ölme riskinde artış Tip 2 diyabetten ölme riskinde artışa neden olduğu anlaşılmıştır.

3000 miligramın altında tuz tüketiminin yan etkileri ve zararları olduğu anlaşılmaktadır.  Son yıllarda American Medical Association ve American Heart Association bu önerilerini revize etmiş günde 1500 miligram dedikleri tuz dozunu 2500 miligrama yükseltmişlerdir. Ancak bunun da yeterli olmadığı görüşü çok yerde hâkimdir.

Peki zamanında bu üst düzey bilimsel Sağlık kuruluşlarının bu kadar yanlış önerilerde bulunmalarının sebebi neydi acaba?

Bu sonuca götüren bilimsel çalışmaların neredeyse tamamı Amerikan toplumunda yapıldı.

Tuz ve tuz benzeri kimyasal maddelerden çok fazla tüketilen fastfood, meşrubatlar, yağlı gıdalar gibi son derece sağlıksız yiyeceklerden, bu sonuçların çıkması normaldir.

Bu topluma ilave tuz kullanmayın demek doğru olabilir. Ama bunu dünya geneline yaymak en büyük hatadır. Amerikan toplumunda sorun sadece fazla tuz tüketimi değildi.

Hipertansiyondan bahsedilirken herkes tuzdan bahsediyor. Neredeyse hiç kimse potasyumdan söz etmiyor. Tuzun yani sodyumun panzehiri potasyum dur. Tüm hücrelerimizde sodyum ve potasyum bir denge halindedir. Bu dengeyi hücrelerimizde sodyum potasyum pompası denilen çok önemli bir mekanizma sağlamaktadır.  Tuzun fazlalığı kadar potasyumun yetersizliği de bu dengeleri bozmakta.

Amerikan toplumunda hipertansiyonun bir salgın hastalık olmasının bir nedeni, işlenmiş gıdalar ve tuz almaksa diğer nedeni de taze meyve sebze ve salatalardan yetersiz beslenme alışkanlığında olmalarından kaynaklanmaktadır.

Nitekim 2018 ünlü lancet dergisinde yayınlanan ve 18 ülkede 100000 kişi üzerinde 8 yıl süren pr çalışmasının sonuçları günde 5000 miligrama kadar tuz tüketimini yani American Heart Association önerdiğini 3 katından fazlasının hipertansiyon, kalp hastalıkları ve ölüm oranlarına etkili olmadığını göstermektedir. Aynı çalışma yüksek potasyum tüketiminin Hipertansiyon ve Kalp Damar Hastalıkları önlemede olumlu etkisi olduğunu göstermekte ve vurgulamaktadır.

Buraya kadar konuştuklarımızı özetleyecek ve toparlayacak olursak tuz metabolizmamız için fevkalade önemli bir maddedir. Günde 500 mg sodyum yani 15 grama kadar tuz kullanmanın hiçbir zararlı etkisi yoktur. Aksine günde 5 gramın altında tuz tüketimi kan kolesterol ve Trigliserid tablosunda bozulmaya ve insülin direncine neden olmaktadır. Uzun vade de tuz tüketimi de yetersizlik kalp hastalıklarından ölme riskini artırır. Tüketilen tuzun miktarından Daha önemlisi tuzun potasyum ile olan dengesidir. Potasyumdan zengin meyve sebzede salataların tüketilmesi tuzun ve tansiyonun dengelenmesi bakımından çok önemlidir.

Sofra tuzundan daha tehlikeli olan özellikle işlenmiş gıdalarda ki gizli tuzdur. Hazır çorbalar ve yemekler soya sosu, salam, sucuk, sosis, ketçap, fastfood atıştırmalıklar ve hatta kolalı meşrubatlar yüksek oranda tuz ve tuz benzeri kimyasallar içerir. MSG ve Sodyum benzoat gibi. Uzun lafın kısası tuz eskiden sanıldığı  gibi bir zehir değil.

Tabii bu arada hoca tuz zararlı değil dedi diye kürek kürek tuz yemeye kalkışmayın. Her konuda olduğu gibi tuz konusunda da ölçülü ve dengeli olmak da büyük fayda var. Bu arada çok sıkça sorulan bir soruya cevap vermek istiyorum.

Bu arada birçok dostum takipçim Hastam bana Tuzla ilgili değişik bir soru soruyor. Bir sofra tuzu olarak bildiğimiz rafine tuz var bir de son yıllarda piyasaya çıkan deniz tuzu kaya tuzu Himalaya Tuzu gibi tuzlar var.

Hangisinin Sağlıklı olduğu soruluyor. İşin doğrusu tuz tuzdur. Biyokimyasal etkileri bakımından aralarında çok önemli bir fark yoktur. Rafine tuz içinde beyazlatıcı ve topaklanmayı önleyici maddeler olması bakımından tercih edilmemesi gerekiyor.

Yani bizim marketlerde satılan rafine tuzdan bahsediyorum. Öte yandan birçok kişi deniz tuzu Kaya tuzu ve Himalaya tuzunun içinde mineraller olduğu için daha sağlıklı olduğunu söylerler. Doğrusu bundan içindeki minerallerin dozu o kadar düşük ki bunlardan bir fayda beklemek doğru bir şey değil. Sonuçta tuz tuzdur. Normal şartlarda ve makul ölçüde tuzun zararlı olmadığı konusunda inşallah ikna olmuşsunuzdur.

Ancak tuzun zararlı olduğu noktalar ve durumlarda var.

Bunlar böbrek hastaları, ağır kalp yetmezliği hastaları, tuza duyarlı hipertansiyonu olan hastalar,su ve tuz tutulmasına neden olan bazı hastalıklar Kortizon ilaçları kullanan hastalar ve hamileler Bu durumlarda tuzun belirgin zararlı etkileri var ve bu durumda hekiminiz bu konuda size yol gösterir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizde Google reklamları yayınlanmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.